Dünya Hayvanları Koruma Günü

Değerli Meslektaşlarım, Sevgili Öğrenciler

Dünya geneline bakıldığında 1800 yıllardan itibaren batı ülkelerinde “hayvan haklarının korunmasıyla”  ilgili makalelerin yayımlandığı ve derneklerin kurulduğu görülmektedir. Türkiye’de, aynı amaç ile 1908 yılında Hayvanları Koruma Derneği kurulmuştur. Bu dernekler birleşerek Hollanda'nın başkenti Lahey'de Dünya Hayvanları Koruma Federasyonu'nu oluşturmuşlardır. 1931 yılında toplanan bu kuruluş 4 Ekim'i “Hayvanları Koruma Günü” ilan etmiştir.    O tarihten itibaren 4 Ekim “ Dünya Hayvanları Koruma Günü” ülkemizde 1936 yılından beri kutlanmaktadır.

Hayvan haklarının korunması amacıyla kurulan dernek, federasyon ve konfederasyonların ulusal ve uluslararası düzeyde gerçekleştirdikleri toplantı, panel, sempozyum ve kongreler hayvan hakları ve korunmasına yönelik farkındalığın oluşmasında önemli katkılar sağlamıştır.  UNESCO tarafından  15 Ekim 1978  de Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesinin tüm dünyaya ilan edilmesinden sonra, ülkelerde hayvan haklarının korunması için yasalar çıkarılmış ve etik düzenlemeler yapılmıştır.

Ülkemizde, hayvan hakları ve korunması ile ilgili toplumsal duyarlılığın son yıllarda artığını söyleyebiliriz. 2004 yılında çıkartılan 5199 nolu “Hayvanları Koruma Kanun’u” ile Temmuz 2021 tarihli “Hayvanları Koruma Kanunu ile Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun oldukça önemli adımlar olarak görülmektedir. Bu kanuna uygun olarak çıkartılacak yönetmelik, yönerge ve genelgeler hayvan hakları ve korunmasında  farkındalığın artmasına, hayvanların yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve sosyal hayat içerisindeki yerlerinin doğru algılanmasında büyük ilerlemeler sağlayacaktır. Günün önemi ile ilgili olarak, Fakültemiz Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fuat ODABAŞIOĞLU’ nun  4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü için kaleme aldığı yazıyı sizlerle paylaşmanın daha anlamlı olacağı kanaatimle Dünya Hayvanları Koruma Gününüzü kutluyorum. Mesleki Saygılarımla

           Prof. Dr. Fikret KARACA

Dekan

 

İŞTE GELDİ 4 EKİM

İnsani ve mesleki sorumluluğum gereği bütün insanlara hatta insanlığa, bir kez daha hatırlatmak zorundayım.
Eyyy insan! Hiç unutmaman gerekirken, yer yer beni hatırlatmaya mecbur ediyorsun.
Hele iyice bir düşün; sen var olurken yani bu dünyaya ilk gelirken, gelişini saygı ile seyredip, gerektiği zamanlarda sana tabii olan, başta gıda olmak üzere diğer önemli ihtiyaçlarını da karşılayan canlardan o zamandan beri yararlanıyorsun. Onlarla birlikte yaşamak üzere akit yaptığını da hatırlıyor musun?
Onları evdeş kabul edecektin,
Onlarla yaşamaya razı olacaktın,
Onlara duygudaşlık edecektin.
Yaptın mı?
-Hayır yapmadın, yapamadın. Ama onlar o zamandan beri yaradılış sükutlarını sürdürerek, her yaptığın kötülüğe sabır göstererek insanla birlikteliklerini yürütüyorlar. 
Bu gün itibariyle sen, düşünce ve zekanın sınırlarını zorlayarak ihtişamlı yaşamanın  zirvesine çıkmayı başardın. Lakin hırsın, ihtirasın, kıskançlığın, cimriliğin, kaprisin, ego tatminsizliğin aklını ve vicdanını köreltmiş görünüyor. Çünkü birliktelik akdini hiçe saydın, hatta ihanet ederek o canları hor gördün, aşağıladın, en acısı da terk ettin. Bu ilkelliğine karşı sevgi, sadakat, vefa duyguları ile sana verebileceği her şeyini verebilen canları kimi zaman ipe ya da tele astın, zevkin için derisini yüzdün. Kimi zaman dövdün. Seni eğlendirsin diye işkence ile fıtratına aykırı işlere zorladın. Aklın estikçe her türlü eziyeti ettin, taciz, tecavüz, öldürme fiillerini kendine hak gördün. 
Dünyaya hükmetme sevdası aklını başından alsa da; insan olduğu bilincine erişen birileri dayanamayıp, tahminen iki yüz yıl öncesinde hayvanları insandan koruma kararı aldı ve bu yönde teşkilatlandı. Her ülkenin erdemli insanları kendi teşkilatı ile bu hayırlı görevi sürdürmeye başladı. Ülkemizde Hayvanları koruma derneği günümüzden 113 yıl öncesinde faaliyetine başladı. Dünya insanlarına hayvanların nesne değil de bir can olduklarını hatırlatabilmek için 4 Ekim gününün Hayvanları Koruma Günü  ilan edilişinin bu yıl 90. yılıdır. Hayvan Hakları Evrensel Bildirgesinin kabul edilmesinin üzerinden ise tam 43 yıl geçmiştir.
Şimdiki gelinen noktada insan akıl, bilim, vicdan ve inanç ışığı doğrultusunda sosyal hayatın her alanında yasal düzenlemeleri gerçekleştirerek yaşamayı kendine hak görmektedir. Ama maalesef insanlık iki asırdan beri hayvan hakları ile ilgili yasal düzenlemeleri hayata geçiremeyen yerlerin mevcudiyetinin utancını da yaşamaya devam etmektedir. Bu utançtan kurtulmanın yolu hayvanlara karşı akıl ve vicdanın gerektirdiği sorumluluğu umursamıyanları yasal kurallarla yola getirmeye mecbur edip, hayvanların da tıpkı insanlar gibi yaşama haklarının olduğunu bildirmek gerekmektedir. 
Hayvanların da can olarak yaşaması haktır, haklıya hakkının verilmesi hakka inananların sorumluluğundadır. İnsan olan herkesin bu hakka riayet etmesi yanında, hayvanı sevmese bile canlı ilken olduğu gibi ölüsüne de saygı göstermesi zorunluluktur. 
İnsan olarak herkesin sahip olduğuna inandığım vicdanı, kendisinden başka canlara sevgi ve saygı içerisinde yaşamayı gerektirmektedir.
Bu duygu ve düşüncelerle kuruluşunu gerçekleştirdiğim ve açılışını 4 Ekim 1999 yılında yaptığımız Van Kedisi Evinin hayvan haklarına saygının bir ifadesi olduğunu da hatırlatarak, bu 4 Ekim gününde de sevgi ile yaşamayı diliyor ve saygılarımı sunuyorum. 
Prof. Dr. Fuat Odabaşıoğlu