Anasayfa

E Posta

English

 
 

 MKÜ'den Haberler
 






----------------------------------------------------------
 

image

Rektör Canda, "İskenderun'a ikinci meslek yüksekokulu kurmayı planlıyoruz"

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda, İskenderun'a ikinci meslek yüksek okulu kurmayı planladıklarını bildirdi

Canda, İSDEMİR Genel Müdürü İsmail Akçakmak'ı makamında ziyaretinde yaptığı konuşmada, İSDEMİR ve diğer büyük demir-çelik tesislerinin ilçede bulunmasının ülke ekonomisinde İskenderun'a önem kazandırdığını belirtti. 
MKÜ'yü büyütmek, kaliteli ve nitelikli bireyler yetiştirerek bölge insanı ile üniversiteyi kaynaştırmak için çalıştıklarını anlatan Canda şöyle devam etti: 
''Bölgemize uygun, insanımıza katma değer sağlayacak nitelikli bölümleri üniversitemizin olanaklarını zorlayarak açmaya çalışacağız. Bu kapsamda İskenderun'a ikinci meslek yüksek okulu kurmayı planlıyoruz. Burada makina, izabe (metalurji), elektronik otomosyon, prenomotik-hidrolik, demir-çelik üretim teknolojisi, maden hazırlama, mekatronik, iklimlendirme, tesisat bölümleri açılabilir. Buradan mezun olacak öğrenciler nitelikli birer eleman olarak yetişip bölge istihdamına katkı sağlayacaklardır.'' 
İskenderun'da ekonomiye can verecek olan okulun açılması için herkese görev düştüğünü belirten Canda, ''Huzurlu bir ortamda öğrenciye eğitim verilmesi şartı bizim için önemlidir. Proje sonunda okulun eğitime açılması için önce öğrenciyi barındıracak yurt binalarının hazır olması gerekir. Bu konuda duyarlı vatandaşlardan destek bekliyoruz'' diye konuştu. 
Ziyaretin sonunda İSDEMİR Genel Müdürü İsmail Akçakmak, Canda'ya ziyaret anısına plaket sundu. 

Ziyarete Karayılan Belediye Başkanı Mehmet Yurtman da katıldı.

http://www.hataygundem.com/egitim_haberleri/5430-rektor-canda-iskenderuna-ikinci-meslek-yuksekokulu-kurmayi-planliyoruz-haberi.html
-------------------------------------------------------------
 

image

MKÜ Senatosu Samandağ'da toplandı

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Senatosu Samandağ ilçesinde toplandı.

MKÜ Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda, senato toplantısı için bulunduğu Samandağ'da Belediye Başkanı Mithat Nehir'i makamında ziyaret ederek, belediye çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Nehir ziyaretten çok memnun olduğunu, MKÜ'nün ilçeye önemli katkısının bulunduğunu belirtti.
Canda, daha sonra 40 senato üyesiyle Cumhuriyet Meydanı'nda anıta çelenk sundu ve saygı duruşunda bulundu. Canda, burada yaptığı konuşmada, senato toplantılarında farklı ilçelerde yaptıklarını, bunun da yararlarının görüldüğünü söyledi.
İlçelerde yeni fakülteler açtıklarını ifade eden Canda, ''Samandağ MYO'nun sorunlarını çözümledik. Hedefimiz, tüm ilçelere yeni fakülteler kurarak sosyal, kültürel ve ekonomik gelişmelerine katkı sağlamak'' dedi.

MKÜ senatosu daha sonra gündemdeki konuları değerlendirdi.

http://www.hataygundem.com/guncel_haberler/5457-mku-senatosu-samandagda-toplandi-haberi.html
----------------------------------------------------------------------

“HEPİMİZ AYNI TARAFTAYIZ”
06.01.2010


“El ele vererek daha büyük işler başaracağımıza inanıyorum” diyen Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda, “Türkiye’nin en büyük zenginliği genç nüfusudur. Bizimde gençlerimize sahip çıkıp kaliteli bir eğitim sunmak ve topluma kazandırmak en büyük hedefimizdir. İşimiz kolay değil, inanırsanız, hedefiniz varsa başarırsınız” dedi.


 
 
Mustafa Kemal Üniversitesi’nin, Hatay’ın her karış toprağına yağmur gibi yağdığını söyleyen Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda, yeni binasının yapım ihalesi tamamlanan Reyhanlı Meslek Yüksekokulu ve Üniversitedeki gelişmeler hakkında bilgi verdi. Her türlü olumsuz koşullarla sonuna kadar mücadele ettiklerinin altını çizen Canda, “İşimiz kolay değil. İnanırsanız, hedefiniz varsa, başarırsınız” dedi.
Göreve geldiği günden beri Hatay’ın her karış toprağında çalıştıklarını belirten Rektör Canda, Mustafa Kemal Üniversitesi’nin Hatay’ın her karış toprağına yağmur gibi yağdığını ve bu çerçevede Reyhanlı’da daha çok var olabilmek için de çaba gösterdiklerini söyledi. Makro çözümler yanında, bulundukları noktalara göre de çözümler ürettiklerinin altını çizen Canda, “Bir bahçeye ağaç diktiğimiz zaman hemen meyve vermez. Her bölgenin özelliklerine göre değişik çözümler üretiyoruz. Her ilçenin koşullarına göre eğitim-öğretim imkânları sunuyoruz” şeklinde konuştu.
Hiçbir şeyin yoktan var olmayacağını belirten Rektör Canda, konuşmasına devamla şunları söyledi:
“Her türlü olumsuz koşullar karşısında savaştık. Projesi doğrudan doğruya bana ait olan, varlığı bile ortada olmayan Reyhanlı Meslek Yüksekokulunun ihalesini tamamladık. Burada desteklerini esirgemeyen Reyhanlı Belediyesi’ne teşekkür ediyorum. Elimizdeki imkânları sonuna kadar kullanıyoruz.
Türkiye’nin en büyük zenginliği genç nüfusudur. Bizim de gençlerimize sahip çıkıp, kaliteli bir eğitim sunmak ve onları topluma kazandırmak en büyük hedefimizdir. İşimiz kolay değil, inanırsanız, hedefiniz varsa başarırsınız.”
Reyhanlı’daki yatırım hakkında bilgi de veren Canda, şunları söyledi:
“Hatay’daki tüm ilçeler içerisinde en çok yatırımı Reyhanlı Meslek Yüksekokulu’na yaptık. İhalesi yapılan ve 2010-2011 eğitim öğretim yılına yetiştirilmesi hedeflenen okul binası, zemin+2 kat olarak inşa edilecek olup, toplam ihale bedeli 1 trilyon 250 milyar liradır. 2006 yılında 7 program 680 öğrenci, 2007 yılında 9 program 922 öğrenci, 2008 yılında 10 program 1084 öğrenci, 2009 yılında 10 program 1205 öğrenci ile eğitim öğretimine devam eden Reyhanlı Meslek Yüksekokulu’nda öğrenci sayısı, göreve geldiğimiz günden beri iki kat artmıştır. Yeni binamızın açılması durumunda, son iki yıl içerisinde bin 205 olan öğrenci sayımızı 2 bin 500’e, 10 olan program sayımızı 16’ya yükseltmeyi hedefliyoruz. Binamızın hizmete açılmasıyla, Halkla İlişkiler Tanıtım, Bilişim Teknolojileri, Orta Kademe Yöneticiliği, Proje Yönetim Asistanlığı ve Girişimcilik bölümlerini de açacağız.”
“YAPTIĞIMIZ İŞLERİN BÜTÜN OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ GEREKİR”
Her şey bir emeğin ve çalışmanın bir ürünü olduğunu ifade eden Rektör Canda, konuşmasına devamla şunları söyledi:
“Herkesin emeğe saygı göstereceğine inancım sonsuzdur. Üniversitemizin bütün olanaklarını toplumun ihtiyaçlarına göre kullanıyoruz. Biz saate karşı yarışıyoruz. Devletimizin nerede bir boş binası varsa, bizler de bu binaları alıp çocuklarımız için okul yapıyoruz, yurt yapıyoruz. Yaptığımız işlerin bütün olarak değerlendirilmesi gerekir.
Mustafa Kemal Üniversitesi olarak, Ortadoğu’nun tıp merkezi olmak için çabaladıklarına dikkat çeken Canda, branşında başarılı olan doktorları Hatay’a, Mustafa Kemal Üniversitesi’ne getirdiklerini ve Dünya ile yarıştıklarını söyledi. “Hepimiz aynı taraftayız” diyen Canda, “Kırıkhan, Reyhanlı Hassa, Altınözü, Yayladağı ve diğer bütün ilçelerimiz bizim. El ele vererek daha büyük işler başaracağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.

http://www.hataykentgazetesi.com/?Sayfa=HaberDetay&id=12013
 --------------------------------------------------

“Hacettepe Üniversitesi ve MKÜ Arasındaki Dayanışma Artarak Sürecektir”
Hatay’da ilk defa gerçekleştirilen Radikal Sistektomi (mesane tümörü) ameliyatı Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirildi. Hacettepe Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı ve Üroonkoloji Derneği başkanı Prof.Dr.
 Tarih: 02 Ocak 2010 Cumartesi 10:53 

 

Hatay’da ilk defa gerçekleştirilen Radikal Sistektomi (mesane tümörü) ameliyatı Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirildi.
Hacettepe Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı Başkanı ve Üroonkoloji Derneği başkanı Prof.Dr. Haluk Özen ve Ekibinin gerçekleştirdiği ameliyata Mustafa Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Üroloji Anabilim Dalı öğretim elemanları da katıldı. Bölgemizde ilk defa gerçekleştirilen ameliyatı Prof.Dr. Haluk Özen ders niteliğinde anlattı.
Ameliyatın ardından Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörlüğüne geçen Prof. Dr. Haluk Özen, Üroloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Namık Kiper ile birlikte Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. M.Şerefettin Canda’ya nezaket ziyaretinde bulundu.
Ameliyat hakkında Rektör Canda’ya bilgi veren Haluk Özen ameliyatın başarılı geçtiğini, Üniversitenin ameliyathanelerini çok beğendiğini, belirterek hastane adına yapmış olduğu başarılı çalışmalardan dolayı Rektör Canda’ya teşekkür etti.
Hastanenin Hatay halkı için çok büyük bir şans olduğunu ifade eden Prof. Dr. Haluk Özen, Rektör Canda’ ya başarılarının devamını diledi.
Rektör Canda, Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma Hastanesinde gerçekleşen ilk “Radikal Sistektomi: Mesane” ameliyatını gerçekleştiren Prof. Dr. Haluk Özen’ e teşekkür etti.


http://www.iskenderungazetesi.com/Kullanici/Haber/?m=md_HaberGoster&hid=0f676d40-5d79-4171-bdb7-6d429d6e4e93
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------



image

Rektör Canda, "Üniversitenin tarihinde ilk kez ''Bilgi İşlem Dairesi'' kuruldu"

Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda, üniversitenin tarihinde bir ilk olarak ''Bilgi İşlem Dairesi'' kurulduğunu söyledi.

Canda, MKÜ'nün geleceğe dönük projelerine önem verdiklerini ifade ederek, şöyle konuştu: 
''Üniversite tarihinde bir ilk olarak 'Bilgi İşlem Dairesi' kuruldu. Bilim yuvamızın gelişmesi, yükselmesi için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Büyük çabalar harcıyoruz, daha yapılacak çok iş var. Teknoloji bölümü, bilişim sistemleri gibi okullar açtık. 20 yeni okul projemiz vardı. Bunun 10 tanesini bitirdik. Şimdi diğer okullar için çalışıyoruz.'' 

-SEL FELAKETİ- 

Canda, İl Telekom Müdürü Ahmet Ali Gedik ve yöneticilerini kabul ederek, kentte geçtiğimiz hafta yaşanan sel felaketinde birçok vatandaşın mağdur olmasından üzüntü duyduklarını dile getirdi. 

Bu konuda belediye başkanının kalıcı çözümler getireceğine inandığını ifade eden Canda, ''Dere yatağına evler yapılmış, daha önce buralara konut yapımına müsaade edilmiş. Maalesef Türkiye'nin çeşitli yerlerinde de durum böyle. Kampüsümüzde de böyle dere yatağına kurulmuş yerler var. Buradaki aksaklıkları da giderme yönünde çalışmalarımız sürüyor'' diye konuştu. 

Gedik de sel felaketinde kurumunun da zarar gördüğünü dile getirerek, iletişimin insanlar için çok önemli olduğunu, insanların internet ihtiyacı, iletişim ihtiyacı olduğunu bu sebeple oluşan arızaların bir an önce çözüme kavuşturulması için çalıştıklarını söyledi. 

Gedik, konuşması sonunda Canda'ya ziyaretin anısına kurumun şiltini sundu. 

http://www.hataygundem.com/egitim_haberleri/5289-rektor-canda-universitenin-tarihinde-ilk-kez-bilgi-islem-dairesi-kuruldu-haberi.html
-------------------------------------------------------------------- 



 

MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ SENATOSU
ŞEHİDİMİZ İÇİN OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI

Mustafa Kemal Üniversitesi 7 Aralık 2009 tarihinde Menfur Saldırı Sonucu Tokat’ta Şehit Düşen Askerlerimiz için Senato toplantısı düzenlendi. İskenderun Mühendislik Fakültesi’nde yapılan toplantı sonrasında Üniversite Senatosu adına Rektör Prof. Dr. M. Şerefettin Canda tarafından “Mustafa Kemal Üniversitesi Senato Bildirisi” okundu.
 
            Senato Bildirisi metni şöyledir : “Mustafa Kemal Üniversitesi Senatosu, 7 Aralık 2009 tarihinde Tokat İli Reşadiye ilçesinde 7 askerimizin Şehit edilmesi ve 3 askerimizin de yaralanması olayını değerlendirmek üzere 09 Aralık 2009 tarihinde olağanüstü gündemle toplanarak aldığı kararları Yüce Türk Ulusu ile paylaşma gereksinimi duymuştur.
            Türkiye Cumhuriyeti’nin huzur ve güvenliğini korumakla görevli Güvenlik Güçlerimize karşı yapılan bu haince saldırı, terörün ve terör örgütlerinin Ülkemizin Bölünmez Bütünlüğüne, Cumhuriyetimizin Temel Niteliklerine ve Devletimizin Üniter Yapısına yönelik gizli amaçlarını gerçekleştirme doğrultusundaki sonuçsuz kalmaya mahkum çabalarının açık göstergesidir.
            Ülkemizin birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğu bu süreçte, artan terör saldırıları toplumsal barışı zedelemekte, tüm ulusun tahammül sınırlarını zorlamaktadır. Terör örgütlerinin, üzüntüde ve sevinçte ortak duyguları paylaşan Yüce Türk Ulusunu bölmeyi ve parçalamayı amaçlayan, insanlık dışı yüzleri bir kez daha ortaya çıkmıştır.
            Ülkemizin Huzur ve Esenliği için gece gündüz demeden çalışan Güvenlik Güçlerimize karşı yapılan bu haince saldırıyı planlayan, destekleyen ve gerçekleştiren iç ve dış odakları nefretle kınıyor ve lanetliyoruz.
            Vatan için yaşamını gözünü kırpmadan feda eden aziz Şehitlerimize Tanrı’dan rahmet, yakınlarına ve Yüce Türk Ulusuna başsağlığı diliyor, yaralanan Gazilerimizin bir an önce sağlığına kavuşmalarını diliyoruz.
            Mustafa Kemal Üniversitesi olarak, vatana hizmet etmek üzere yetiştirdiğimiz mezunumuz Fatih YONCA’nın vatani görevini yapmakta iken Şehit olması Mustafa Kemal Üniversitesi mensuplarını derinden üzmüştür.
            Üniversite senatosu olarak Şehidimizin adını sonsuza kadar yaşatmak üzere Mezunu olduğu Üniversitemiz İskenderun Meslek Yüksekokulu Makine Bölümü Laboratuarına “Şehit Jandarma Er Fatih Yonca Laboratuarı” adı verilmesini kararlaştırmıştır.
            “Mustafa Kemal Üniversitesi Senatosu” olarak, Demokratik ve Laik Türkiye Cumhuriyetinin kazanımlarının korunması kararlılığımızdan, Ülkemizin Bölünmez Bütünlüğüne yönelik iç ve dış odakların yaratığı tehlikelere karşı üzerimize düşen görevi yapma bilincimizden ve vatanımızı her türlü tehlikelere karşı savunma cesaretimizden asla ödün vermeyeceğimiz, üzerimize düşen görevleri sorumluluk bilinci içerisinde sonuna kadar yerine getireceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”
 
Daha sonra Mustafa Kemal Üniversitesi olarak şehit düşen askerimiz Jandarma Er Fatih YONCA’NIN cenaze törenine katılmak üzere yaklaşık bin kişilik bir gurup olarak Bekbele Beldesine hareket edildi.

 -----------

MKÜ REKTÖRÜ PROF. DR. M.ŞEREFETTİN CANDA'NIN MEDİMAGAZİNDE YAYINLANAN KÖŞE YAZISI  

http://www.medimagazin.com.tr/mm-avrupa-universite-reformu-ile-ilgili-guncel-calismalar-ky-52069.html

----------------
Rektör Canda Türkiye Ortadoğu Uluslararası dostluk ve işbirliğinde görevimizin bilincindeyiz.

Rektör Canda Türkiye Ortadoğu Uluslararası  dostluk ve işbirliğinde görevimizin bilincindeyiz.
 
 Tarih : 05.11.2009 - 10:01:48

Hatay Valiliği, Atatürk Araştırma Merkezi, Hatay Belediye Başkanlığı ve Mustafa Kemal Üniversitesi, Orsam ve Deik işbirliğinde düzenlenen Türkiye Ortadoğu Uluslararası Dostluk ve İşbirliği Sempozyumu Antakya da gerçekleşti...

 

 

 
Hatay Valiliği, Atatürk Araştırma Merkezi, Hatay Belediye Başkanlığı ve Mustafa Kemal Üniversitesi, Orsam ve Deik işbirliğinde düzenlenen “Türkiye Ortadoğu Uluslararası Dostluk ve İşbirliği Sempozyumu” Antakya’ da gerçekleşti.
 
Sempozyuma Hatay Valisi M. Celalettin Lekesiz, Antakya Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Cumhuriyet Başsavcısı Enis Yavuz Yıldırım, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Esabil Saylak, Hatay İdari Mahkemesi Başkanı Selbi Koca, Hatay Vergi Mahkemesi Başkanı Uğur Karadoğan, Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda, Baro Başkanı Sinan Akgöl ve birçok akademisyen katıldı.
 
 Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda konuşmasında; “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş dünya uygarlığı hedefine ulaşmayı ve çizgisinde ve gösterdiği hedefte ilerlemeyi amaç edinen Mustafa Kemal Üniversitesi, bu sempozyumu O’nun “Yurtta Barış Dünyada Barış” sözünün bir göstergesi ve bu söze bağlılığın bir simgesi olarak görmektedir. Bu sempozyumun binlerce yıllık geçmişi ile bölgenin en önemli ve en seçkin kentlerinde biri olan Hatay’da gerçekleştirilmesi çok anlamlıdır. Hatay, inanç ve kültürel çeşitliliğin bir arada kardeşçe yaşandığı hoşgörü, tolerans ve karşılıklı anlayışın egemen olduğu önemli kentlerimizden biridir. Ayrıca Türkiye-Ortadoğu ilişkilerinde de çok etkin bir coğrafyadadır. Her zaman ülkemizin sorunlarına duyarlı, kültür değerlerine bağlı olan Mustafa Kemal Üniversitesi, bölgemizde güzel ve güçlü bir barışın ve diyalogun kurulmasında ortak aklın önemli katkısının büyük olduğu bilincindedir. İşte bu bilinç ile Ortadoğu’da oluşturulacak dostluk ve işbirliğine bir katkıda bulunabilmek amacıyla Mustafa Kemal Üniversitesi, böyle bir organizasyonda aktif olarak görev almıştır. Mustafa Kemal Üniversitesi olarak, atmamız gereken adımları cesaretle attık ve atmaya devam edeceğiz. Üniversitemiz yalnız ilimizi değil, aynı zamanda tüm komşu ülkeleri dikkate alarak, Hatay’ın, Ortadoğu’nun sağlık, kültür, eğitim ve turizm merkezi olması için çalışmaktadır. Bu hedefi gerçekleştirmek amacıyla, Mustafa Kemal Üniversitesi bünyesinde birçok yeni birim açarak, bölgenin sağlığına, ekonomisine, yönetimine, sosyal dönüşümüne katkı sağlamak için çaba gösteriyoruz. Bu bağlamda kurulan Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma Hastanesi şimdiden bölge hastanesi olma yolundadır. Çünkü, Hatay gibi, uygarlıkların beşiği, barış merkezi, diyalog, tolerans kentinin her alanda gelişmesi gerekmektedir ve biz Mustafa Kemal Üniversitesi olarak her alanda yer almak istiyoruz ve bunu yapıyoruz. Bu toplantıyı düzenlemede katkısı olan, değerli katılımcılara teşekkür ediyorum” diye belirtti.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------


 

REKTÖR CANDA SURİYE'DE YAPILAN ZİRVEYE KATILDI
Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. M.Şerefettin Canda Türkiye-Suriye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Bakanlar Toplantısına katıldı.
Suriye’nin Halep Şehrinde yapılan Türkiye-Suriye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Bakanlar Toplantısına Dış İşleri Bakanı Prof.Dr. Ahmet Davutoğlu,Devlet Bakanı Cevdet yılmaz,Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül,İçişleri Bakanı Beşir Atalay,Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu,Sağlık Bakanı Recep Akdağ,Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım,Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker,Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ve Yüksek Öğretim Kurulu Başkanı Prof.Dr.Yusuf Ziya Özcan’ın yanı sıra Gaziantep,Hatay,Ş.Urfa ,Mardin,Kilis ve Şırnak illeri Milletvekilleri,Valileri,Belediye Başkanları,Rektörleri ve Ticaret ve sanayi odaları başkanları katılırken Hatay Heyeti olarak Hatay Valisi Celalettin Lekesiz,  Hatay Milletvekilleri,Antakya Belediye Başkanı Doç.Dr. Lütfi Savaş, Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. M.Şerefettin Canda ve Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çincin Temsil ettiler.
 Vize muafiyeti anlaşması çerçevesinde Suriye tarafında Halep Dedeman otelde yapılan imza töreninin ardından hatıra fotoğrafı çekildi. Daha sonra Esselame Sınır Kapısında Türk ve Suriye Heyeti sınırdaki barikatı birlikte tutarak kaldırdılar ve barikatla bir süre yürüdüler ve Öncüpınar Sınır Kapısı'ndan Gümrük Müdürlüğüne geçtiler.
Burada yapılan Halk oyunları gösterilerinin ardından iki bakan, Türkiye ile Suriye arasında vize muafiyeti getiren anlaşmaya imza attılar.

İmza töreninde beyaz güvercinler ile kırmızı ve beyaz renklerde balonlar uçuruldu ve aile fotoğrafı çektirildi. Daha sonra Türkiye-Suriye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Bakanlar Toplantısının ikinci bölümü için Gaziantep'e hareket edildi.

REKTÖR CANDA : VİZE MUAFİYETİ UYGULAMASI HATAY İÇİN ÇOK YARARLI OLACAK

Türkiye-Suriye Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Bakanlar Toplantısına katılmak için Suriye'ye giden Rektör Prof. Dr. M. Şerefettin Canda anlaşmanın imzalanmasından sonra Suriye ile vize uygulamasının kaldırılmasının ülkemiz ve Hatay için çok yararlı olacağını belirterek, “Bundan sonraki dönemde Mustafa Kemal Üniversitesi’nde de çok büyük gelişmeler olacaktır. Bu vize anlaşması Türkiye’de ve Ortadoğuda hem kültürel etkileşimin, hem de ticaret ve turizmin gelişmesine büyük katkıda bulunacak, ekonomik alanda iki tarafa da büyük yararlar sağlayacaktır. Daha da önemlisi, Hatay sağlık alanında Ortadoğu için bir “Tıp  Merkezi” olacaktır. Diğer yandan eğitim alanında üniversitemiz bir çekim merkezi haline gelecek ve Ortadoğu ülkelerinden pek çok öğrenci eğitim için üniversitemize gelecektir. Üniversitemiz bu yöndeki her türlü talep ve gelişmeler konusunda hizmete hazırdır, açıktır. Bu alanlarda sağlanacak gelişmeler Türkiye’nin komşu ülkelerle tarihten gelen kültürel bağlarının ve komşuluk ilişkilerinin gelişmesine de büyük katkılar sağlayacaktır. Diğer yönden, Türkiye Avrupa’nın komşusu olduğu için, Suriyeliler de Avrupa’ya daha rahat ulaşma olanağına kavuşacak ve Avrupa’ya kendi ülkelerinden daha kolay gidip gelebileceklerdir. Gelişmeler gerçekten iki ülkenin dostluğunu ve kardeşliğini güçlendirme yönünden güven verici ve sevindiricidir.” dedi.  

 

 

 

 

Hatay Keşif Dergisi, Haziran 2009

                                                                                                                             www.hataykesif.com

 

PROF. DR. İBRAHİM ÖZTEK 1962'de askeri tıp öğrencisiyken judoya başladı. İlk milli takım kadrosunda bulunan ÖZTEK, 1968–71 yılları arasında hem sporcu, hem de antrenör olarak milli takıma hizmet etti. 13 kez milli oldu.

 

 

Daha sonra judo Federasyon Başkanlığına getirilen ÖZTEK. Başkanlığı döneminde Avrupa Karate Şampiyonasının İstanbul'da gerçekleştirilmesini sağlayarak bir ilke imza attı. Boğaziçi Judo ve Karate ile Uluslararası Gençler Judo Turnuvası1 nı organize etti. Judo sporunda 8. DAN dan kırmızı-beyaz kuşağa sahip olup, bu derecesi ile birkaç dünya otoritesinden biri olan ve 20'ye yakın Türkiye Şampiyonluğu ve 25 kez Milli olan Türkiye'de Judo, Karate, Aikido, Vuşu ve Kuraş sporlarını kurmuş, kuruluşunda bulunmuş veya federe etmiş olan Prof. Dr. İbrahim ÖZTEK, Rektörümüz Prof. Dr. M.Şerefettin Canda'nın davetlisi olarak 16-17 Nisan 2009 tarihlerinde "Çağlar Boyunca Türklerde Beden Eğitimi ve Kültürü ve Mücadele Sporları" ve "Çanakkale Destanı" konularında konferans vermek üzere üniversitemize geldi.

 

ÖZTEK Mustafa kemal üniversitesi Rektörü Prof.Dr. M.Şerefettin CANDA ile yıllardır aynı judo minderi üzerinde birçok müsabakalara katıldığını ve bu spor dalında Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinde Kurduğuna Çok sevindiğini dile getirirken Prof.Dr. M.Şerefettin CANDA hakkında da Judo bilgilerini paylaştı.

 

 

 ÖZTEK Rektör Prof. Dr. M. Şerefettin Canda 1985–1996 yıllan arasında Türkiye Judo Federasyonunda Teknik düzeyde üst görevlerde bulunmuş. 4.Dan dan Judo ustasıdır. 1997–2004 yıllan arasında Federasyonun Yönetim Kurulu üyeliği ve aynı zamanda Sağlık Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur. Ayrıca birçok Uluslararası organizasyona yönetici olarak katılmıştır dedi. Türkiye’de hiç bir Üniversitede bulunmayan judo salonun ilk olarak Mustafa Kemal Üniversitesinde olması bir ayrıcalıktır diyerek Sayın CANDA olduğu sürece Hatay judonun ne kadar önem taşıdığının farkına varacaktır dedi.

Prof.Dr. M.Şerefettin CANDA yaptığı açıklamada Hatay’ın bu tür bir spor dalına ihtiyacı olduğunu ben Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü olarak Üniversitede birçok yenilikler yapmaya devam edeceğim ve Tüm okul öğrencilerinin ve çevrede bulunan küçük yaştaki çocuklara judo'nun ne kadar faydalı ve şiddetsiz olduğunu anlatmak amacıyla davette bulunurum dedi.

 

 Öğrencilere Prof.Dr. İbrahimÖZTEK'le birlikte kısa gösterilerde bulundu.

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 

Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin CANDA başkanlığında Mustafa Kemal Üniversitesi Senatosu

22 Nisan 2009 tarihinde toplanarak kamuoyuna aşağıdaki bildiriyi yayınlamıştır
 
St. Pierre (Aziz Petrus) Kilisesi ve Çevresindeki Yıkım İle İlgili Kamuoyuna Duyuru
 
Asi Nehri Antakya’sı (Antiokheası) üç büyük dinden birisi olan Hristiyanlığın bir din olarak biçimlendiği, ilk kez Hristiyan toplumunun ortaya çıktığı ve Hristiyan adının dünyada ilk kullanıldığı yerdir.
 
Habib-i Neccar Dağı, Hiristiyanlık dönemine ait kutsal mekanları barındırmaktadır. Bunlar başlıca şunlardır:
 
1.       Kutsal inziva odaları,
2.       Mağara Kilisesi (St. Pierre Kilisesi ya da Aziz Petrus kilisesi).
St. Pierre Kilisesi dünyanın ilk mağara kilisesi olarak 1963 yılında Papa VI. Jean Paul tarafından Hristiyanlar için haç yeri olarak kabul edilmiştir.
Hristiyanların kutsal kitabı olan İncil’de yer alan Matta ve Luka bölümleri bu mağaralarda, Aziz Matta ve Aziz Lukas tarafından yazılmıştır.
Habib-i Neccar Dağı’ ın batı yamacında, Habib-i Neccar Hazretlerinin ziyareti bulunmaktadır.
Müslümanlar ve Hristiyanlar için önemli bir manevi kimlik olan Habib-i Neccar’ dan adını alan bu dağ, her iki din için kutsiyet taşımakta ve günümüzde de bu önemini korumaktadır.
Habib-i Neccar Dağı aynı zamanda sahip olduğu bitki örtüsü (flora) ve barındırdığı hayvansal çeşitlilik (fauna) ile insanlık için geçmişte ve günümüzde doğal bir zenginlik alanıdır.
Bu çerçevede, doğal yapısı, tarihsel ve kültürel kimlikleriyle şehirlerin markalaşmaya çalıştığı bir dönemde;
·         Habib-i Neccar Dağı,
·         St. Pierre Kilisesi,
·         Habib-i Neccar ziyareti,
·         Antiokheia şehir surları ve kalesi
·         Demirkapı anıtı,
·         Toprakaltındaki kentsel yapı kalıntıları
·         Charonion olarak adlandırılan anıtsal heykeli
·         Antik su kanalları ve su kaynakları ve
·         Bitkisel ve hayvansal canlı varlığının,
 
çevresi ile bir bütün olarak korunması, doğal yapının ve morfolojinin bozulmaması, geri dönüşü olmayan yıkımların ve yok edimlerin önlenmesi, gelecek kuşaklara aktarılması, toplumumuz ve Hatay için büyük önem taşımaktadır.
 
Bu değerlerin ön plana çıkarılması Hatay’ da turizmi doğrudan etkilemektir. Turizm halkımızın iş ve geçimi için çok önemli bir gelir kaynağıdır. Turizm ve yukarıda sıralanan değerlerin korunması, bu faaliyetten geçimini sağlayan esnaf ve sanatkarlarımızın yanı sıra, Hatay ilinde son zamanlarda sayısı artan üst düzey Turistik otellerin yaşaması ve doluluk oranının arttırılması için önemlidir.
Bu bağlamda her 2 semavi dinin üyeleri için (Hristiyanlık ve Müslümanlık) taşıdığı tarihi ve kültürel önemi, arkeolojik ve doğal zenginlikleriyle bu dağın korunması ve çevre düzenlemesinin yapılması bölge turizmine büyük katkı sağlayacaktır.
Son zamanlarda St. Pierre Kilisesi’nin bulunduğu alanda, dağdan kayaların düşmesi can kaybına yol açmış ve yapı, 2007 yılında bir süre ziyarete kapatılmıştır.
Bu olay St. Pierre Kilisesi’nin çevresi ile birlikte yıkım ve yok olma tehdidi altında olduğunu göstermektedir.
Bu yıkımın nedenlerinin ayrıntılı olarak araştırılması, saptanması ve nedenlerinin ortadan kaldırılmasına yönelik önlemlerin ivedi olarak alınması gerekmektedir.
St. Pierre Kilisesi ve Habib-i Neccar Dağı’nın bir kısmı T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’nca Arkeolojik ve Doğal Sit Alanı olarak koruma altına alınmış; büyük bir kısmı ise bu kapsam dışında kalmıştır.
Semavi dinler için kutsal, insanlık tarihi için bir kültür varlığı olarak değer taşıyan Habib-i Neccar Dağı’nın bütünüyle, içerdiği tarihi, kültürel, arkeolojik ve doğal değerler açısından Arkeolojik ve Doğal Sit kapsamı altına alınması gerekmektedir.
Habib-i Neccar Dağının morfolojik yapısı, antik değerleri, bitkisel ve hayvansal varlığı üzerinde geriye dönülmez yıkıma yol açan etkenlerin, girişimlerin, yapılaşmanın, maden aramaların ve taş ocaklarının dinamitler vasıtasıyla yarattığı yer sarsıntılarının yol açtığı dolaylı ve doğrudan tahribatın önü alınmalıdır.
Amik Gölü ve Roma Köprüsünde olduğu gibi, Hatay’ın ve Türkiye’nin en önemli antik değerleri arasında ilk sırada olan St. Pierre Kilisesi ve çevresini de içeren Habibi Neccar Dağı’nın, göz göre göre yok edilmesine dur demek, duyarlı her Hatay’ lı vatandaşın birincil görevidir. Çünkü bu varlıklar tüm toplumumuzun ve insanlığın ortak kültürel ve tarihi değeridir.
Ulu önder Atatürk’ün “ Türkiye Cumhuriyeti’ nin temeli kültürdür” sözleri doğal ve kültürel zenginliklerimizin korunmasında temel ilkemizdir. Kızılderili bir bilgenin de dediği gibi “Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı, biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık”.
Bu nedenlerle, “Mustafa Kemal Üniversitesi Senatosu” olarak, ülkemizin ve insanlığın ortak tarihi olan kültürel ve doğal değerlerin yok oluşuna kayıtsız kalamayacağımızı kamuoyuna duyururuz.
 

----------------------------------------------------------- 

KÜLTÜR ve TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY'IN ZİYARETİ
 
  Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Şerafettin Canda’yı şehrimizde bulunan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay Tıp Fakültesinin yeni binasında ziyaret etti.



  Bakan Ertuğrul Günay’ın ziyareti sırasında duygulu anlar yaşandı. 1994 yılı yazını hatırlayan Günay “Sayın rektörümüz Canda’yı görünce 94 yazını hatırladım. Hocamızla birlikte Bosna’ya gittik. Yurt dışında askerlik ve silah arkadaşlığı yaptık. Türk aydınlarının (Bosna için insanlık girişimi) Bosna barış girişimiydi. 70 arkadaştık. Sayın Canda bu gurubun aktif üyesiydi. O gün ikimizin de aktif görevleri yoktu. Bakınız yaşam ne kadar ilginç, şu anda ikimizde ülkeyi hizmet edebilme noktasındayız. Hocamızın aynı canlılığını sürdürdüğünü üniversitedeki çalışmalarından izliyorum. İnanın çok duygulandım” dedi.

   Bakan Ertuğrul Günay’dan sonra söz alan Rektör Prof. Dr. M. Şerafettin Canda “Sayın bakanımdan daha heyecanlıyım. Sayın Bakanın çağrısı üzerine yaptığı barış için aydınlar girişime omuz verdim. Ertuğrul beyin o zaman hiçbir yetkisi yoktu. Sorumlu bir aydın olarak biz dostlarını göreve çağırdı. 70 aydın katıldık. O zaman Bosna’da iç savaş yaşanıyordu. Sırplar Bosnalıları Türk oldukları için öldürüyorlardı. Çünkü Bosnalılar kendilerini Türk sayıyorlardı. Mezar taşlarına ay yıldız yapıyorlardı. Bosna’da gördüğümüz durum içler acısıydı. Aklıma geldikçe ürperiyorum. Aydınlar olarak böyle bir girişime önderlik ettiği için bakanımıza tekrar teşekkür ediyorum” dedi.



   Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay iki gündür Antakya’da bulunduğunu Antakya’yı çok etkileyici bulduğunu Vakıflı köyüne oradan Hıdır Bey köyüne gittiklerine belirterek “Vakıflı Köyünde turunç reçeli yedik, Hıdır bey köyünde 1500 yıllık ağaç gördüm valimiz ile ikimiz içine sığdık. Anlatmak istediğim Antakya turizm için uygun bir yer. İnanç turizmi, tarih ve arkeolojik zenginliği, Samandağ ve İskenderun sahilleri deniz turizmine çok uygun.

   Üniversitenizin dinamik bir arkeoloji bölümü olduğunu biliyorum. Bakanlık olarak üniversitenizden yararlanmak istiyoruz. Kazılarda aktif olarak görev alabilirler. Düşünün; kazılan her yüz metrede ayrı bir tarih çıkıyor. Şöyle bakıyorum da belli bir dönemden sonra bizlerde arkeolojik kalıntı haline gelebiliriz. Antakya’dan tarihte yaşayan tüm uygarlıklar geçmiş. Sayın rektörümüzden çalışmalarımıza destek vermesini, katkıda bulunmasını istiyorum. Dostluğumuz adına ondan daha fazlasına istiyorum.”

   Rektör M. Şerafettin Canda “Bakanımızın saydığı turizm çeşitliliğine bir yenisine ekliyoruz. Sağlık turizmi. Bir bölümünü açtığımız hastanemizi en ileri sağlık teknolojileri ile donattık. Başta Suriye olmak üzere Ortadoğu’nun diğer ülkelerinden hasta kabul edeceğiz. Dünyada sağlık turizmi önemli duruma geldi. Üniversite olarak Antakya için yapılan her türlü çalışmanın içinde bulunuyoruz ve bulunmayı sürdüreceğiz. Biz genç ve dinamik bir üniversiteyiz. Sayın bakanımız, aynı zamanda dostum Sayın Ertuğrul Günay’a bizleri onurlandırdığı için tekrar teşekkür ediyorum.”





   Ziyaretin sonunun da Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay Antakyalı hemşerimiz olan Cemil Meriç’in bir kitabına Rektör M. Şerafettin Canya’ya hediye etti. Rektör M. Şerafettin Canda’da üniversiteyi ziyareti anısına bakana plaket sundu.

 --------------

MACARİSTAN'DA UZAKTAN E-ÖĞRENİM KONULU KONFERANS

"Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda Macaristan’da uzaktan e- öğrenim konulu bir konferansa katıldı."

( Soldan Sağa Prof.Dr. Mehmet KESİM, Prof.Dr. Andras SZÜCS, Prof.Dr. M. Şerefettin CANDA, Prof.Dr. Tülay CANDA, Yrd.Doç.Dr. Nazan SAVAŞ)

 

Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda Macaristan’da LOGOS ve EDEN (European Distance and E-Learning Network / Avrupa Uzaktan ve E-Öğrenim Ağı) tarafından düzenlenen “Öğrenmede Yeni Teknoloji Platformları” konulu konferans’a katıldı. Konferans,  Macaristan’ın Başkenti Budapeşte’deki Teknoloji ve Ekonomi Üniversitesin’de gerçekleştirildi.

 

Konferansın açılış konuşması EDEN Genel Sekreteri Andra’s SZÜCS tarafından, konferansın anahtar konuşması olan “Yeni Öğrenme Paradigması ve Medya Perspektifleri” ise  Prof.Dr. Andras BENEDEK tarafından yapıldı.

 

Konferansta Avrupa’nın değişik ülkelerinden gelen (Almanya, Danimarka, Hollanda, İngiltere, İspanya, İsrail, İtalya, Macaristan, Yunanistan) katılımcılar tarafından toplam 24 bildiri sunuldu ve “E-learning” uygulamalarına örnekler verildi.

 

Konferansa Avrupa’nın 21 ülkesinden (Almanya, Avusturya, Belçika, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Danimarka, Fransa, İngiltere, İspanya, İsviçre, İtalya, Kıbrıs, Macaristan, Polonya, Portekiz, Romanya, Slovakya, Türkiye, Ukrayna, Yunanistan) ve Avrupa dışındaki ülkelerden (Brezilya, İsrail) toplam 108 katılımcı katıldı.

 

Türkiye’yi temsilen Anadolu Üniversitesinden Prof.Dr. Mehmet KESİM, Dokuz Eylül Üniversitesinden Prof.Dr. Tülay CANDA, Mustafa Kemal Üniversitesinden Prof.Dr. M. Şerefettin CANDA, Yrd.Doç.Dr. Nazan SAVAŞ (Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı) ve Elif DİKKAYA (MKÜ Dış İlişkiler Birimi) konferansa katıldı.

 

Eskişehir Anadolu Üniversitesi EDEN’in aktif üyelerinden birisidir. Anadolu Üniversitesinin Açık Öğretim alanında yaptığı olağanüstü çalışmaları ile saygın bir yer edinmiş Rektör Prof.Dr. Yılmaz BÜYÜKESEN’in bu alandaki üstün çalışmaları bugünlerin hazırlayıcısı olmuştur.

 

Bulgaristan Bilimler Akademisinden Marinova PANEVA’nın “Bulgaristan İkonları” konulu sunusu içerik ve uygulama bakımından oldukça bilgi vericiydi. Benzer çalışmalar dijital teknoloji yardımıyla Türkiye’nin antik ve tarihi değerlerini tüm dünyaya tanıtmak için kullanılabilir.

 

Konferans’ta ayrıca;

 

·         “E-learning” platformundaki gelişmeler

·         “Geleceğin okul ve sınıfları”

·         “E-learning”in Yaşam Boyu Eğitimdeki yeri gibi önemli konularda araştırmalar sunuldu ve tartışıldı.

 

Konferansın kapanış konuşması yine Prof.Dr. Andras SZÜCS tarafından yapıldı ve 11–13 Haziran 2009’da Gdansk (Polonya)’da yapılacak olan “EDEN 2009 Yıllık Konferansı”nın duyurusu yapıldı.

 

            Uzaktan Eğitimde Yararlanılan Teknolojik Olanaklar (ICT: Information and Communication Technologies / İnformatik ve İletişim Teknolojileri )

 

·         Kişisel Bilgisayarlar ( PC )

·         Diğer bilgisayarlar (Notebooks, Laptop)

·         Dijital TV

·         Cep Telefonları

·         Video kayıtlar

·         Facebook, Google, Deli.cio.us vb. web siteleri

·         İnternet Teknolojileri

 

Teknolojik gelişmeler “E-learning”i yani uzaktan eğitimi olanaklı kılmıştır. Bu yeni teknolojilerden yararlanarak ilkokul, ortaokul, lise, üniversite hatta üniversite üstü alanlardaki eğitime yeni boyutlar kazandırılabilir. İnternet teknolojilerindeki gelişmelere koşut olarak iletişim teknolojilerindeki yeni gelişmeler tüm dünyada eğitim-öğretim alanında devrim niteliğinde yeni uygulamaları yanında getirmektedir. Bu yüzden örgün, yaygın ve yaşam boyu (Life Long Learning – LLL) eğitimde yeni teknolojilerinden yararlanılması bir zorunluluktur.

 

Türkiye, büyük sayıdaki genç nüfusunun bu yeni gelişmeler ışığında en iyi biçimde eğitmek için tüm olanaklarını kullanmalıdır.

 

Sonuç olarak; dijital teknoloji ve internet teknolojilerindeki gelişmeler;

 

a)      Uzaktan eğitim alanında,

b)      Okullardaki eğitim öğretim geliştirilmesi alanlarında yaygın biçimde kullanımı için çalışmalıyız.

 

 


Rektör Canda Budapeşte ile ilgili gözlemlerini ve anılarını şöyle anlattı:

 

Budapeşte (Budapest) Tuna nehrinin iki yakasında yer alan Buda (Budin) ve Peşte (Pest) kentlerinden oluşur. Tuna nehri çok büyük bir su yoludur. Budapeşte Coğrafik konumu açısından Doğu Avrupa’nın merkezidir. Ayrıca kültürel zenginlikleri bakımından Avrupa’nın ve dünyanın en önemli kültür merkezlerinden biridir. Bununla birlikte, çağdaş mimariyi de en iyi biçimde tarihle birleştirmiş ve UNESCO’nun “Dünya Kültür Eserleri” listesine girmiştir.

 

Budapeşte, Londra, Prag, Brüksel gibi Avrupa’nın en çok kongre düzenlenen ve turist alan kentlerinden biridir. 2007 yılında 6000 turist gelmiştir. Budapeşte’de birçok üniversite vardır ve Avrupa’nın pek çok farklı yerinden gelen öğrenciler burada eğitim-öğrenim görmektedir.

 

 Buda ve Peşte kentlerini Tuna nehri üzerindeki görkemli 7 köprü birbirine bağlamaktadır. Kentin yolları, yaya kaldırımları geniş ve düzenlidir. Puşkaş stadyumu, tiyatrolar, okullar, üniversiteler, müzeler, parklar, sıcak su kaynakları ile Avrupa’nın kültür başkentlerinden birisidir.

 

Budapeşte 150 yıl (1541–1686) Türk egemenliğinde kalmıştır. Buda’nın en görkemli yeri Kale Tepesidir yani Budin Kalesidir. Burada barok, gotik, rönesans dönemi yapılar vardır. Budin kalesinin yamaçlarında bulunan Osmanlı dönemi mezarları ve mezar taşları koruma altındadır. Ayrıca 1541 Budin seferine katılan Türk dervişlerinden Gül Baba’nın yattığı “Gül Baba Türbesi” Türkiye tarafından onarılmış ve Doğu Avrupa’da ki Müslümanların en çok uğradığı yerlerden birisi olmuştur. Türklerin 150 yıllık egemenliklerinin görünen izleri bunlarıdır.

 

20 Ocak 2009 Salı günü Budapeşte’deki bütün televizyon kanallarında ABD Başkanlık devir teslim törenleri yayınlandı ve ilgiyle izlendi. ABD’nin 44. ve tarihindeki ilk Afrika kökenli başkanı olarak Barack H.(Hüseyin) OBAMA tarihe geçmiştir. George W. BUSH’un Beyaz Saray’dan ayrılması ve yerine siyahî başkan Barack H. OBAMA’nın geçmesi yüzyılımızın en önemli olaylarından birisidir. Böylece bizde Budapeşte TV’lerinde yapılan yayınlarda ki görkemli törenleri izleyerek bu olaya tanık olduk.

 -------------------

TİROİD SİTOPATOLOJİSİ ÇALIŞTAYI
 
“Mustafa Kemal Üniversitesi Rektör Prof. Dr. M. Şerefettin Canda’nın girişimiyle Sitopatoloji Toplantısına ev sahipliği yapıldı.”
Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda’nın girişimiyle Mustafa Kemal Üniversitesi’nde gerçekleştirilen, MKÜ Patoloji Anabilim Dalı ile Türk Sitopatoloji Derneği’nin ortaklaşa düzenlediği “Tiroid Sitopatoloji Toplantısı”na Türkiye’nin her yerinden üst düzey ve bu alanda uzman yüzden fazla bilim adamı katıldı.



MKÜ Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda ve Sitoplatoloji Derneği Başkanı Doç Dr. Özlem Aydın’ın açılış konuşmalarıyla başlayan Çalıştayda Tiroid kanserinin erken tanısının konulmasında çok önemli olan “Tiroid İnce İğne Aspirasyon Biyopsilerinin Değerlendirilmesi” tartışıldı.

 
 
MKÜ Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda yaptığı açılış konuşmasında Türkiye’nin her tarafından Üniversitemize gelen meslektaşlarıyla bu bilimsel toplantıda bir arada olmaktan ve gerçekleştirmekten duyduğu mutluluğu dile getirerek  şöyle konuştu “ Tiroid Sitololojisi Ülkemizde bilimsel alanda büyük gelişmeler sağlamıştır. Sitoloji hem patolojinin hem de bilimsel çalışmaların temelidir. Patolojinin uzmanlık dallarına ayrılması patolojinin gelişmesi anlamını taşımaktadır. Benim öğrencilik ve hastane yıllarında Ege Üniversitesinde hocamız rahmetli Prof. Dr. Yavuz Aksu bu düşünceleri taşıyordu. Hocamız bize bunları öğrencilik yıllarında öğretti. Bu nedenle Ege Üniversitesi Pataloji Anabilim Dalında uzmanlık alanlarına yönelik çalışmalarımız oldu. Ayrıca Türkiye Ekopatoloji Derneği ve Dergisi olarak bu konuda gelişim sağlamak amacıyla bir çok kurs düzenledik. Üniversitemizde de bu gelişmeleri sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz. Avrupa üniversiteler reformunu izleyerek gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve bu gelişmeleri üniversitemizde uygulayarak üniversitemizi geliştirmeye çalışıyoruz.”dedi.


 
Sitopatoloji Derneği Başkanı Doç. Dr. Özlem Aydın ise yaptığı konuşmada, bu toplantıdan büyük bir heyecan duyduğunu belirterek bu heyecanının bir nedeninin Antakya’lı olması, çocukluğunun Antakya’da geçmesi ikincisinin ise öğrencilik yıllarında hocası olan Prof. Dr. M. Şerefettin Canda’nın rektörlüğünü yaptığı bu güzel üniversitede onunla birlikte bu önemli toplantıyı düzenliyor olmak da kendisi için ayrı bir heyecan kaynağı olduğunu belirtti. Ayrıca  “Bu toplantı hepimiz için çok önemli. Bu önemli toplantının gerçekleşmesinde katkısı olan değerli hocalarımıza ve tüm ekibimize teşekkür ediyorum” dedi.



Tiroid Sitopatolojisi Çalıştayı’nda katılımcılar; etkileşimli ve mikroskopbaşı uygulamalı oturumlarda tiroid sitopatolojisi ile ilgili güncel raporlama terminolojisi (Bethesda Raporlama Sistemi) hakkında bilgi alışverişinde bulundular ve ortak terminoloji oluşturulmasını tartıştılar; yeni terminoloji ile bağlantılı günlük uygulama deneyimlerini paylaşarak tiroid patolojisinde ara /zor lezyonlar ve sitolojiye yansımaları; sitoloji – frozen – histopatoloji uyumu konularında bilgilerini güncelleyecek ve örnek olguları mikroskopta incelediler. Ayrıca tiroid sitopatolojisi ile ilgili disiplinler arası eşgüdümün geliştirilmesi için ortak öneriler oluşturmak üzere fikir alışverişinde bulundular.

 



Bu çalıştay sonunda katılımcılar; Tiroid Sitopatolojisi Bethesda Raporlama Sistemi’ni kullanmak üzere temel bilgi sahibi oldular. Raporlamada ortak terminolojinin oluşturulmasına katkıda bulunarak Meslektaşları ile yeni terminoloji sisteminin günlük uygulaması hakkında deneyimlerini mikroskop başında/mikroskobik görüntüler ışığında paylaştılar. Tiroid patolojisinde ara / zor lezyonlara güncel yaklaşımlar hakkında bilgi sahibi oldular. Sitoloji – frozen – histopatoloji uyumu konularında bilgilerini güncelleyerek zorluğu yaşanan örnek olguları mikroskopta incelediler.
 

Çalıştay Sosyal Yönden’de çok Canlıydı.
 
Gece ise Katılımcılar onuruna Rektör Prof. Dr. Şerefettin Canda ve eşi Prof. Dr. Tülay Canda tarafından yemek verildi.Yemeğe katılımcıların yanı sıra çok sayıda konuk ve protokol üyesi katıldı.



Sıcak bir ortamda geçen yemek sırasında geçtiğimiz yıl İtalya’da birincilik alan Mustafa Kemal Üniversitesi Halk oyunları ekibi güzel bir gösteri yaptı.



Ardından Prof. Dr. M. Şerefettin Canda kıdemli hocalara ve dernek yöneticilerine plaket Çalıştay’ın moderatörleri Prof. Dr.Canan Ersöz ve Doç Dr. Hüseyin Üstüne çiçek taktim etti.



Plaket Alan hocalardan biride Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gamze Mocan’dı. Güzel bir teşekkür konuşması yaptı.



Daha sonra ise Prof. Dr. Sevda Askerova yönetiminde Mustafa Kemal Üniversitesi Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuarı öğrencilerinin müzik dinletisi ile yemek sona erdi. Yemeği üniversitenin yemeklerini yapan Savan yemek firması hazırlamıştı.Tüm konuklar bu güzel gece ve güzel geçen çalıştay için Rektör Canda’ya teşekkür ettiler.


 
Çalıştaya katılan grup için Pazar günü bir gezi programı düzenlenmişti. Gezi sırasında önce Antakya Mozaik Müzesi daha sonra St Piyer kilisesi gezdirildi. Gezi sırasında, kentin tarihi ve arkeolojik kalıntıları hakkında bilgi alan katılımcılar Antakya’nın kültürel zenginlikleri karşısında hayran kaldıklarını belirttiler. Daha sonra tur Amik Ovasına doğru sürdü. Amik Ovasının Höyüklerinin, Mustafa Kemal Üniversitesine ait çiftliklerin, Yenişehir Gölün gezilmesinden sonra Reyhanlı Meslek Yüksek okulunda bir çay molası verildi. Daha sonra Cilvegözü sınır kapısını da gören konuklar Harbiye’ye götürüldü. Orada alışveriş molasından sonra Kule Restaurant’ta bir yemekle gezi son buldu.

Rehberliğini iki arkeologun yaptığı gezide zaman zaman rehberliği, özellikle de Amik Ovasında Rektör Canda devraldı. Bölgeyi iyi tanıması ve daha önceki rehberlik tecrübeleriyle konukları büyüledi. 

Katılımcılar geziden mutlu ve güzel anılarla ayrılırken bu sıcak karşılama ve güzel ağırlanma için emeği geçen herkese teşekkür ettiler, bu kadar ilgiyi hiçbir yerde göremediklerini belirttiler.

Katılımcılar arasında dünya çapında isimler vardı. İstanbul’dan; Prof. Dr. Ferhunde Dizdaroğlu, Prof. Dr. Yersu Kabran, Prof. Dr. Dilek Yılmazbayhan, Prof. Dr. Mete Düren, Prof. Dr. Faruk Alagöl, Prof. Dr. Fulya Çakalağaoğlu, Ankara’dan; Prof. Dr. Cemil Ekinci, Prof. Dr. Leyla Memiş, Prof. Dr. Serpil Dizbaysak, Prof. Dr. Pınar Fırat, İzmir’den Prof. Dr. Tülay Canda, Prof. Dr. Gül Yüce, Prof. Dr. Özden Günel, Adana’dan; Prof. Dr Canan Ersöz, Prof. Dr. İlhan Tuncer, Sivas’dan; Prof. Dr. Fahrettin Göze, Prof. Dr. Şahande Alagöz, Prof. Dr. Sema Arıcı, Kayseri’den; Prof. Dr.Işın Soyuer, Samsun’dan Prof. Dr. İlksen Akpolat, Elazığ’dan Prof. Dr.Reşat Özercan, Prof. Dr. İbrahim Özercan  

Doçentlerden İstanbul’danDoç. Dr. Özlem Aydın, Doç. Dr. Ümit İnce, Doç. Dr. Önder Peker, Doç. Dr. Nusret Erdoğan, Doç. Dr. Handan Kaya, Ankara’dan; Doç Dr.Binnur Önal, Doç. Dr. Hüseyin Üstün, Doç. Dr. Banu Bilezikçi, Doç. Dr. Salih Deveci, İzmir’den; Doç. Dr. Deniz Nart, Doç. Dr. Yeşim Ertan, Adana’dan; Doç Dr. Aysun Uğuz, Mersin’den Doç. Dr. Ayşe Polat, Trabzon’dan Doç. Dr. Şafak Ersöz, Bursa’dan Şafak Atahan, Antakya’dan Doç Dr. Esin Atik, Denizli’den Nagihan Yalçın katıldı.

Bunun yanı sıra çok sayıda Yardımcı Doçent ve Uzman doktorun katıldığı Çalıştay bilim rüzgarı gibiydi.
---------------------
TOSÇELİK FEN LİSESİ - REKTÖR CANDA İLE SÖYLEŞİ
 
Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Şerafettin Canda Tosçelik Fen Lisesi öğrencileri tarafından düzenlenen söyleşi programına katıldı.

 
Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği toplantıda Rektör Canda başarı öyküsünü anlattı ve gençlerin karamsar olmamalarını isteyerek şunları söyledi. “10 Eylül 1944 yılında reyhanlıda doğdum. Yoksul bir ailenin çocuğuydum. Reyhanlıda o dönemde ortaokul yoktu. İlkokulu bitirdiğim yıl ortaokul açıldı. Kalem defter alabilecek param yoktu. Çoğu arkadaşımın durumu aynıydı. Benim bir farkım vardı. Bildiğimi paylaşmak. Yaşamım boyu hep yararını gördüm. Sizler de aynı şeyi yapın. Bildiğinizi paylaşın.
 
 

Ailem liseye gönderemeyeceğini belirtti. Çok üzülmüştüm. Karamsarlık içindeyken aile durumu iyi olan bir arkadaşımın babası çocuğunu liseye kaydetmeye gittiğini anneme Şerefettin’in yatağını hazırla Antakya’ya gidiyoruz dedi. Annem yatağımı hazırladı tarihi Antakya evlerinden birine yerleştik. O gün hayatımı etkileyen en önemli günlerden  biridir” dedi. Liseyi zor koşullarda bitirdiğini, bir üst eğitim kurumuna geçerken zorlukla karşılaştığını, çalışkanlığı sayesinde zorlukları aştığını belirterek “Görüyorsunuz çalışkanlığım sayesinde kentimin üniversitesinin rektörü oldum. Zorlukları bildiğim için İlimizdeki tüm gençlere ulaşmaya çalışıyorum, Bu bayrağı daha yüksekleri taşıyacaksınız. Bunu başaracağınıza inancım tam. Çünkü, sizler çok şanslısınız. Türkiye’nin en iyi okullarından birinde okuyorsunuz. Başarılı olmanız için öğretmenleriniz çırpınıyor. Üniversitenin rektörü olarak gelip bildiklerimi paylaşıyorum. İstediğiniz zaman yanıma gelebilirsiniz. Sizler bizim geleceğimizsiniz. Sizleri çok seviyorum. Gözlerindeki ışıltıyı gördükçe 50 yıl önceki halini hatırladığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü ”Mustafa Kemal Üniversitesini sizler için büyütmeye çalışıyoruz. Üniversitemizde girmek istediğiniz her bölüm var. Mühendis mi olmak istersiniz, doktor mu olmak istersiniz. İktisatcı mı, fenci mi. Her fakültemiz üst düzeyde eğitim vermektedir. Hepinizi bekliyorum.” Kısa yoldan meslek edinmek isteyen gençleri de unutmadıklarını tüm ilçelerimizde Meslek yüksek okulları açtıklarını belirterek Bu okulları açarken iki amaçları olduğunu birincisi bölge gençlerinin daha nitelikli meslek bilgisi edinmeleri ikincisi de bölge tarımı ve sanayisine ara eleman yetiştirmek. iki amacımızda da hedefimize ulaştık.”dedi.



Söyleşi sonunda öğrencilerin sorularını yanıtlayan rektör Canda “sizlerle birlikte olmak büyük zevk. Hepinizi MKÜ ye bekliyorum” dedi.  



Söyleşiye Okul Aile Birliği Başkanı Arife Tosyalı, Tosçelik Fen Lisesi müdürü Mustafa Keser, öğretmen ve öğrenciler katıldı.

---------------------- 

ÖDÜL TÖRENİ 

"İskenderun Genç İşadamları Derneği’nden Hatay Valisi Nusret Miroğlu’na, Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda ve İskenderun Kaymakamı Cengiz Horozoğlu’na Teşekkür ve Hizmet ödülü."

Mustafa Kemal Üniversitesi İskenderun Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuarı’nda İskenderun Genç İşadamları Derneği tarafından düzenlenen “Yılın Başarı Ödülleri” törenine katılan TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan törenden önce “Atatürk Köşesi”nin açılışını yaptı. Açılış Kurdelesini Meclis Başkanı Köksal Toptan, Hatay Valisi Nusret Miroğlu ve MKÜ Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda birlikte kestiler.  



İskenderun Genç İşadamları Derneği Hatay Valisi Nusret Miroğlu’na, Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda’ya ve İskenderun Kaymakamı
Cengiz Horozoğlu’na Teşekkür ve Hizmet ödülü verdi.





Tören Mustafa Kemal Üniversitesi İskenderun Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuarı öğretim üyeleri Prof Dr Sevda Askerova ve Doç Dr. Banu Çiçek Agayeva’nın piyanoları eşliğinde, konservatuar öğrencilerin müzik dinletisi ile başladı.



Törende Ülkemizin kritik dönemlerinde istikrarın korunması ve demokrasinin kesintisiz devamı için atılan adımlar ve bu yolda gerçekleştirdiği çalışmalar nedeni ile TBMM Başkanı Sayın Köksal Toptan’a  “Yılın Devlet Adamı” ödülü verildi. 
İnsan kaynakları sektöründe üniversite öğrencilerine doğru kariyer seçimi ve uluslararası yönetici seçme ve işe yerleştirme alanında yaptığı çalışmalarla 2001 yılında Dünya Gazetesi’nin"Yılın İş Kadını", 2002 yılında "ODTÜ Takdir" ve sektöre olan katkıları nedeniyle, 2006 yılında İnsan Kaynakları Derneği’ nin “Yılın IK’cısı”ödüllerini alan HRM danışmanlık kurucusu Aylin Coşkunoğlu Nazlıaka yılın genç iş kadını seçildi.
Akdeniz’e açılan en önemli liman kentlerinden biri olan İskenderun ve civarı ile ülkemizin önemli ticari noktalarında gerçekleştirdiği demir –çelik yatırımları ile Recep Atakaş yılın işadamı seçildi.


 
2001 yılından itibaren Sultan of the Dance, Anadolu ateşi gibi Türkiye’yi uluslararası platformda da temsil eden birçok projenin müziklerine hem besteci hem de aranjör olarak imza atan, 2005 UNICEF yararına hazırlanan “We are the World” isimli projede Türkiye’yi temsil eden, bugüne dek birçok eseri yabancı albümlerde dünya listelerinde yer bulan, 2008 yılında ‘‘Senfonik Türkülerim’’ albümüyle türkülerimizi evrensel bir anlayışla yorumlayan sanatçı Taner Demiralp yılın müzik adamı, 2008 Pekin Olimpiyatları’nda ülkemizi olimpiyat şampiyonluğu ile gururlandıran Ramazan Şahin ise yılın sporcusu seçilmiştir.
Türk basın camiasında demokrat kişiliği ve demokrasi yolunda ürettiği fikirleri ile saygın yerini her zaman koruyan Yavuz Donat, toplumun aydınlanmasına katkı sağlayan özlü ve nitelikli yazıları nedeni ile yılın köşe yazarı ödülüne layık görüldü.
21. Yüzyıla yakışır, modern bir şehir olarak İskenderun’un parlayan yıldızı olma yolunda çalışmalarından dolayı İskenderun Belediye Başkanı Mete Aslan yılın yerel yöneticisi seçildi. 

 ------------------------------------

 ÖĞRETMENLER GÜNÜ KUTLAMASI

Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda’nın kentte bulunmaması nedeniyle katılamadığı 24 Kasım Öğretmeler Günü kutlama programı Mustafa Kemal Üniversitesi Mavi Amfi’de gerçekleştirildi.



Eğitim Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Osman Biçer tarafından açılış konuşması ile başlayan kutlama töreni, öğrencilerin şiir dinletileri, Öğr. Gör. Berna Asfuroğlu’nun” Hayatımızdaki Eğitimciler” konulu konuşması, “Tutun Elimden” adlı bir video gösterisi ile devam etti.



Prof. Dr. Sevda Askerova yönetiminde Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuarı öğrencilerinin sunduğu müzik dinletisi sunuldu.


 


Daha sonra Eğitim Fakültesi sergi alanına geçildi ve Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümünün hazırlamış olduğu “Atatürk ve Eğitim konulu resim sergisi gezildi. Öğretmenler Günü Kutlaması burada verilen bir  Kokteyl ile son buldu.

 MKÜ'DE II. SEREBRAL PALSİ TOPLANTISI

"Mustafa Kemal Üniversitesinde 2. Serebral Palsi Toplantısı düzenlendi." 

 6 Aralık 2007 tarihinde birincisi yapılan Selebral Palsi Toplantısının 2. si düzenlendi.



Toplantı Prof. Dr. Sevda Askerova yönetiminde Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin sunduğu güzel bir müzik dinletisi ile açıldı.



Açılış konuşmalarını Toplantının moderatörlüğünü yapan Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tülay Canda ve Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda yaptı.





Rektör Canda yaptığı konuşmada: "Beyin felci “Serebral Palsi / Spastik çocuk”, gelişmekte olan beyinde doğum öncesi, doğum sırasında ya da doğum sonrası zedelenme sonucu gelişen ilerleyici olmayan nöromotor kontrol bozukluğu durumudur. Serebral Palsi kas güçsüzlüğü ve kas kullanımında sorun anlamındadır. Kas iskelet sistemi ile ilgili olarak ortaya çıkan olumsuz gidiş, vücudun postür ve hareket sisteminde ciddi klinik sorunlar yaratmaktadır.

Nüfusu 1,5 Milyonu bulan Hatay ilimizde olası Serebral Palsili çocuk sayısının 10.000’e yakın olduğunu düşünüyoruz. Çocukluk dönemini ilgilendiren bu önemli sorunun, çocuğun kendisini, ailesini ve yaşadığı çevreyi olumsuz etkilemesi kaçınılmazdır. Bu bağlamda, toplumun bütün kesimlerini ilgilendiren Spastik Çocukların sorunlarına eğilmek ve çözüm arayışlarını bulmak amacı ile Mustafa Kemal Üniversitesi geçen yıldan başlayarak her yıl “Serebral Palsi Toplantısı” düzenlemektedir. İlki 6.12.2007’de düzenlenen “Serebral Palsy Toplantısı”nın ikincisi 14 Kasım 2008 Cuma günü gerçekleşmektedir.
 
 Mustafa Kemal Üniversitesi Serebral Palsi Toplantılarını geleneksel hale getirerek bu toplumsal soruna sahip çıkmayı ve aynı zamanda profesyonel çözüm getirmeyi amaçlamaktadır. Üniversitemiz Tıp Fakültesi Hastanesinin bütün olanakları ve tüm disiplinleri, başta İlimiz Hatay ve bölge İllerinde yaşayan tüm Spastik Çocuklarına kucak açmıştır.” dedi.

 
Toplantıya konuşmacı olarak, Yrd. Doç. Dr. Nazan Şavaş, Yrd. Doç. Dr. Cahide Yılmaz Çanakçı, Yrd. Doç. Dr. Ali Balcı, Doç. Dr. Mehmet Yaldız, Dr. Dt. Serhat Bayraktar, Doç. Dr. Hüseyin Öksüz, Doç. Dr. Ayşe Turhanoğlu, Yrd. Doç. Dr. Hayal Hergüner, Yrd. Doç. Dr. Aydıner Kalacı, Yrd. Doç. Dr. Yunus Doğramacı ve Doç Dr. Hasan Hallaçeli katıldı.
 


Toplantıda hastalıkta erken tanının önemi, radyolojik ve patolojik bulguları üzerinde duruldu. Selebral Palsi’nin diş, göz ve ortopedik yönden uzmanlar tarafından ayrıntılı olarak değerlendirmesi yapıldı. Tedavi sürecinde ve sonrasında uygulanacak fizik tedavi yöntemleri anlatıldı.
 
Toplantının sonunda katılımcılara Sosyal Tesislerde yemek verildi. Yemek, Prof. Dr. Sevda Askerova ve öğrencilerinin sunduğu müzik eşliğindeydi.
 

MKÜ REKTÖRÜ CANDA : TIP VE BİLİŞİM MERKEZİ OLACAĞIZ

MKÜ Rektörü Prof. Dr. M. Şerefettin Canda Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Rektörü ve Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Bektaş AÇIKGÖZ, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nafi BAYTORUN, Vakıflar Genel Müdürü Yusuf BEYAZIT, Milli Eğitim Bakanlığı Yükseköğretim Genel Müdürü Hüseyin ÇALIK, Maliye Bakanlığı BÜMKO Daire Başkanı Osman ŞAHİN, Strateji Daire Başkanı Naim ÇOBAN, Genel Müdür Hasan ALBAYRAK ve Genel Müdür Yardımcısı Yıldıray GÜRLER’i makamında kabul etti.



İlimizde gerçekleşen Kredi ve Yurtlar Kurumu Yönetim Kurulu Toplantısına katılan Yönetim Kurulu üyeleri MKÜ Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda’ya nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyarette İlimiz Hatay ve Üniversitemizle ilgili gelişmeler, açılan yeni bölümler görüşüldü.



MKÜ Rektörü Canda bir çok yeni bölüm açıldığını, öğrenci sayısının artırıldığını, Tıp Fakültesinin ve Konservatuarın ilimize kazandırıldığını ve üniversitemizin büyüdüğünü belirtti. Ayrıca İlimiz Hatay’ı Tıp ve Bilişim alanında Orta Doğu’nun merkezi haline getirmek istediklerini söyledi. Üniversitenin büyümesinden ve gelişmesinden duydukları memnuniyeti dile getiren konuklar Rektör Canda’ya çalışmalarında başarılar dilediler.

10 KASIM TÖRENİ

Mustafa Kemal Üniversitesi’nde Atatürk ölümünün 70. yılında muhteşem bir törenle ve gözyaşlarıyla anıldı.

Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda yaptığı konuşmada “Bugün burada, Ulu Önderimiz ve Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 70. yıldönümünde, onu anmak için toplandık.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, kendisini milletine adamış, bağımsızlık ve özgürlük yolunda karşısına çıkan tüm güçlüklere kararlılıkla direnmiş, yaşamına sığdırdığı büyük başarılarla başka milletlere örnek olmuş, milletimizin her alanda yücelmesi için yılmadan büyük çabalar harcamış ölümsüz bir liderdir. En büyük zaferi de, yenilmiş bir imparatorluktan çağdaş bir devlet yaratmasıdır. Nitekim ipi kopmuş tespih taneleri gibi dağılan Türk insanını Samsun’dan, Amasya’dan, Erzurum’dan, Sivas’tan, Elazığ’dan, Gaziantep’ten, Şanlıurfa’dan, Hatay’dan kısaca yurdun dört bir yanından alarak Ankara’da tek bir bayrak altında, bir devlet çatısı altında birleştirmiş, Anadolu insanının birliğini ve bütünlüğünü sağlamıştır.



Türk Ulusu olarak, Atatürk’ün varlığından, ilke ve devrimlerinden, düşünce sisteminden, Cumhuriyet’in kazanımlarından güç alarak, Türkiye Cumhuriyeti’ni aydınlık yarınlara ulaştırmak için elbirliği ile çalışacağız. Yüce Önderi’ne, kurduğu Cumhuriyet’e ilke ve devrimlerine, düşünce sistemine her zaman sahip çıkacağız. Bu yoldaki güç kaynağımız ise akıl ve ilimdir.

Aramızdan ayrılışının 70. yılında, onun İlke ve devrimlerinin ışığı ile aydınlanmış yolda, gösterdiği çağdaş uygarlık hedefine doğru ilerlerken, Türk Ulusu’nun gönlünde ölümsüzleşen Yüce Önder Atatürk’ü bir kez daha saygı, minnet ve şükranla anıyor, aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. ” dedi.



Program dahilindeki Sarı Zeybek isimli Belgeseliin gösteriminin ardından muhteşem bir   “Sarı Zeybek” dans gösterisi ile Ercan Çirmik izleyenleri büyüledi.

MKÜ Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuarı öğrencilerinin Prof. Dr. Sevda Askerova eşliğinde sundukları “Atatürk’ün sevdiği şarkılar” büyük beğeni topladı. Rektör Canda’da sahnede öğrencilerle birlikte şarkılara katıldı. İzleyicilerde oturdukları yerden şarkılara eşlik ettiler.

Programın sonunda ise Atatürk Konferans Merkezi’nin fuayesinde Eğitim Fakültesi Öğretim Görevlisi Abdurrahman Eren’in Atatürk Resimleri sergisi de izlenmeye değerdi.   

MKÜ AÇILIŞ TÖRENİ

Mustafa Kemal Üniversitesinin 2008-2009  Öğretim yılı açılış töreni Sayın Rektörümüz Prof. Dr. M.Şerefettin Canda, Sayın Valimiz Nusret Miroğlu’nu konuşmaları ile başladı.

Açılış dersi, Rektör Prof. Dr. Şerefettin Canda tarafından verildi. Dersin konusu “21.Yüzyıl Modern Yüksek Öğretim Sistemi ve Mustafa Kemal Üniversitesi” idi.

Açılış dersinin ardından Akademik Yükselme Töreni yapıldı. Geçtiğimiz bir yıl içinde Akademik Yükselme alarak profesör ve yardımcı doçentliğe yükselen öğretim üyelerine Vali Miroğlu ve Rektör Canda tarafından belgeleri takdim edildi.

Daha sonra tören Prof. Dr Sevda Askerova yönetiminde İskenderun Mustafa Yazıcı Devlet Konservatuarı öğrencilerinin sunduğu müzik dinletisiyle devam etti. Konser büyük beğeni topladı.

Fuayede ise Üniversitemiz Güzel Sanatlar Fakültesinde Öğretim Görevlisi dünyaca ünlü sanatçı Sayın Abdülkadir Öztürk’ün resim ve heykel sergisi beğeniyle izlendi.

 

MKÜ REKTÖRÜ PROF. DR. M. ŞEREFETTİN CANDA, MİLLİ EĞİTİM BAKANI DOÇ. DR. HÜSEYİN ÇELİK'İ ÜNİVERSİTEDE KONUK ETTİ 

Milli Eğitim Bakanı Doç. Dr. Hüseyin Çelik Hatay gezisi sırasında Mustafa Kemal Üniversitesine nezaket ziyaretinde bulundu.

Rektör Canda, Sayın Bakan ve beraberindeki heyete önce Tıp Fakültesi Hastanesini inşaatını gezdirdi. Daha sonra üniversitede olan yenilik ve gelişmeler hakkında bilgiler vererek Sayın Bakan’a yapmış olduğu destek ve katkılar için şükranlarını sundu.

Milli Eğitim Bakanı Doç Dr. Hüseyin Çelik ise Mustafa Kemal Üniversitesinin yapmış olduğu atılımları izlediğini ve takdirle karşıladığını belirterek Rektör Canda’yı kutladı.  Mustafa Kemal Üniversitesi’nin daha üst düzeye gelebilmesi için hükümet nezdinde elinden gelen desteği vereceğini sözlerine ekledi.

Ziyarette Bakan’a AKP Grup Başkan Vekili ve Hatay Milletvekili Sayın Sadullah Ergin, Hatay Valisi Sayın Nusret Miroğlu, Antakya Belediye Başkanı Sayın Mehmet Yeloğlu, İl Emniyet Müdürü Sayın Osman Çapalı, Milli Eğitim Müdürü Sayın Nazmi Bozoğlan, ve beraberindeki heyet eşlik etti.

 

MKÜ REKTÖRÜ PROF. DR. M. ŞEREFETTİN CANDA SHOW RADYONUN KONUĞU OLDU

Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda Mithat Öztürk’ün hazırlayıp sunduğu Show Grubu Radyoları’nda (89.2 Akdeniz Radyo, 90.7 Dost Radyo, 97.3 Süper Show Radyo)aynı anda ortak ve canlı olarak yayınlanan  “Günışığı” adlı gündem programının konuğu oldu. Yayın aynı zamanda www.supershowradyo.com’da internet üzerinden de dinlenebildi.İki buçuk saat süren programa dinleyiciler telefonla katıldılar. Mithat Öztürk’ün ve dinleyicilerin sorularını yanıtlayan Canda Üniversite hakkında bilgiler vererek, sorulan sorulara açıklık getirdi. 

 

MKÜ TAYFUR ATA SÖKMEN TIP FAKÜLTESİ, KAMPÜSTEKİ YENİ BİNASINDA EĞİTİMİNE BAŞLADI

MKÜ Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi 2008- 2009 eğitim yılında kampüsteki yeni binasında eğitimine başladı.

Bilindiği gibi MKÜ Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi geçtiğimiz sene Rektör Prof. Dr. Şerefettin Canda’nın üstün gayretleriyle açılarak Mustafa kemal Üniversitesi Antakya Sağlık Meslek Okulunda 102 öğrenciyle eğitime başlamıştı. Bu arada Tayfur Sökmen Kampüsünde yapılmakta olan Tıp Fakültesi ve araştırma hastanesi inşaatına hız verilerek bitirildi ve 2008–2009 eğitim öğretim yılında eğitim yeni binada sürdürülmeye başlandı.

İlk ders Rektör Canda tarafından verildi. Rektör Canda yaptığı konuşmada “bugün bizim için bir bayram sevinci ve bir bayram anlamı taşımaktadır” dedi.

 

 

 

 

 

Bir Rektörün Hayali

2. Geleneksel Keldağ Yürüyüşü

M. Fatih Göden                                                                                                   Hatay Dergisi, Haziran 2009

 

 

 

 

 

Mustafa Kemal Üniversitesi, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri çerçevesinde sıra dışı bir organizasyona imza attı. 17 Mayıs Pazar günü,Rektör Prof. Dr. Şerefettin Canda öncülüğünde Yayladağı'ndaki Keldağ'ın zirvesine bir yürüyüş gerçekleştirildi. Keldağ yürüyüşü bu yll ikinci kez yapıldı ve MKÜ için bir gelenek halini aldı. ilk yıl 280 kişilik bir grupla tamamlanan yürüyüşe bu yıl yaklaşık 1300 kişi katıldı.

 Bir rektör hayal etti ve o hayal gerçek oldu. Hatay'ın Suriye sınırında 1729 metre yüksekliğinde ve askeri bir bölgede yer alan Keldağ'a Prof. Dr. M. Şerefettin Canda, birçok öğretim görevlisi ve MKU'nün 30 ayrı bölümünden toplanan öğrenciler olmak üzere yaklaşık 1300 kişi tırmandık. MKÜ'nün Hatay'ın çeşitli noktalarındaki birimlerinden gelen öğrenci grupları sabahın erken saatlerinde Yayladağı Meslek Yüksekokulu bahçesinde buluştu. Daha sonra Yayladağ şehir merkezindeki Atatürk anıtına çelenk koyulup saygı duruşunda bulunuldu ve istiklal Marşı okundu. Saat 08.00'da Keldağ'ın eteklerinden başlayıp, stratejik öneme sahip zirvedeki nirengi noktasına bayrak dikildikten sonra, tekrar Yayladağı MYO bahçesine dönüldü. Halk oyunları gösterileriyle son bulan yürüyüşte, tüm
öğrenciler böyle bir etkinliği gerçekleştirmenin gururunu yaşadı. Prof. Dr. Şerefettin Canda, zirve yürüyüşü boyunca yaptığı konuşmalarda; Mustafa Kemal Üniversitesi'nin, Avrupa Üniversite Reformu'na uygun tüm birimlerinde mobiliteyi sağlamış bir üniversite olacağını ve bu zirveye diktiği bayrak gibi her alanda Türk bayrağını en yükseklere dikeceğini vurguladı.

Ben, yürüyüş boyunca Hatay'ın böyle gizli kalmış ıoktalarınl, bu güzellikleri fotoğraflayabilmenin sevinciyle hiçbir yorgunluk hissetmemiş olsam da maratonun oldukça yorucu olduğunu bir gün sonra anladım. Keldağ, bakı olarak Samandağ'ı, Çevlik'i, Asi Nehri'nin denize döküldüğü noktayı, Yayladağ'ı ve Suriye'nin sınır şehirlerini çok rahat görebilen bir noktada. Tek bir zirve halindeki dağda en yüksek bitki boyu birkaç metreyi geçmiyor ve bu dağlarda yetişen kekik, çakşır gibi bitkiler diğer bölgelerdeki hemcinslerinden oldukça canlı ve çok sık görülüyor.

Tüm Hataylıların bu bölgeyi mutlaka görmesi gerektiğini düşünüyorum ve hepinizi gelecek seneki MKÜ Geleneksel Keldağ Yürüyüşü'ne şimdiden davet ediyorum.

 

 

 

 

 

 

AVRUPA KARETE ŞAMPİYONASINI İLK OLARAK ÎSTANBULDA BAŞLATAN TÜRKİYE JUDO FEDARASYON ESKİ BAŞKANI PROF. DR. İBRAHİM ÖZTEK ÜNİVERSİTEMİZDE

 

 


 



Atatürk Caddesi Ürgen Paşa Mahallesi 31040 Antakya-HATAY