|
|
|
 |
Güvenlik Stratejileri Dergisi'ne Makele Yazımı |
|
|
T.C.
GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
HARP AKADEMİLERİ KOMUTANLIĞI
STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜGÜ
YENİLEVENT İSTANBUL
2003 yılında 3563 sayılı Harp Akademileri Kanununda yapılan bir değişiklikle, Harp Akademileri Komutanlığı bünyesine Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (SAREN) ilave edilmiş ve 2003-2004 Eğitim Öğretim yılından itibaren çalışmalarına başlamıştır.
SAREN'de
Uluslararası ilişkiler,
Ulusal ve Uluslararası Güvenlik Stratejileri,
Savunma Kaynakları Yönetimi,
Harp /Harekat Hukuku,
Harp Tarihi ve Stratejisi Yüksek Lisans programları ve Uluslararası ilişkiler,
Ulusal ve Uluslararası Güvenlik Stratejileri Doktora programlarında eğitim verilmesi hususunda YÖK'ün onayı alınmıştır. Öğretim elemanı kadromuz ise çeşitli üniversitelerden gelen öğretim üyelerinden oluşmaktadır.
Yüksek Lisans programlarımızın yanı sıra, 2005 Haziran ayından itibaren SAREN Müdürlüğü, ulusal hakemli dergi niteliğindeki Güvenlik Stratejileri Dergisi ile yayın hayatına başlamıştır. Dergimiz, haziran ve aralık aylarında olmak üzere yılda iki kez yayımlanmaktadır.
Güvenlik Stratejileri Dergisi'nde; jeopolitik, jeostratejik ve jeoekonomik seviyede ülkemizin güvenliğini ilgilendiren konularda daha önce yayımlanmamış özgün ve bilimsel nitelik taşıyan tüm makaleler hakem heyetinin değerlendirmeleri neticesinde yayımlanacaktır.
Üniversitenizin değerli öğretim elemanlarına ait çalışmaların, Güvenlik Stratejileri Dergisi'nin Haziran 2008 ve müteakip sayılarında yer alması bizlere güç verecektir. Bu maksatla bizlere ulaşabileceğiniz posta ve elektronik posta adresleri aşağıda sunulmuştur. Dergimizde yer almasını arzu ettiğiniz makalelerin EK-B'de arz edilen takvime uygun olarak beklediğimizi belirtir, saygılar sunarım.
Kurmay Albay
Enstitü Müdürü
AD R E S:
Harp Akademileri Komutanlığı
Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (SAREN) Müdürlüğü
PK. 34314 Yenilevent -ISTANBUL
Tlf: O 212 284 80 65/1160-1145-2106
sertsemih01@gmail.com
EK:
.gif)
|
|
 |
AB 7.Çerçeve Programi Bildiri Semineri (25.06.2008) |
|
|
Sayin Ögretim Elemanlari,
Dis Iliskiler Birimimiz tarafindan bilimsel arastirma projelerini kapsayan
AB 7.Çerçeve Programi ile ilgili ögretim elemanlarina yönelik bilgilendirme
semineri düzenlenmektedir.
Seminerin amaci; bireysel burslarin tanitimi, açik çagrilar, proje
hazirlamada ve degerlendirmede gözönüne alinmasi gereken ipuclari hakkinda
bilgi vermektir.
Seminer; kariyer yapmak, kendini gelistirmek, teknolojiyi yerinde ögrenmek,
yetismis bilim insanlarini laboratuvarina kazandirarak bilgi aktarimi
saglamak, sanayi-akademi ortakligi olusturmak ve isbirligi kurmak isteyen
ogretim elemanlarina isik tutmayi hedeflemektedir.
Seminer; bu alanda önemli düzeyde tecrübe sahibi olan ve ayni zamanda
Dis Iliskiler Birimi AB 7.Çerçeve Programi Koordinatörü olan Doç.Dr.Suat
Erdogan tarafindan sunulacaktir.
Seminere katilimlarinizi bekleriz.
Seminer Basligi: AB 7.Çerçeve Programi Arastirmacilarin Dolasimi Bursları
(FP7 People-Marie Curie Actions)
Tarih: 25 Haziran 2008 Çarsamba
Yer: Atatürk Konferans Salonu (Küçük Anfi)
Saat: 10:30 |
|
 |
PROJE ÖNERİLERİ GÖNDERİLİRKEN UYULMASI GEREKEN HUSUSLAR |
|
|
PROJE ÖNERİLERİ GÖNDERİLİRKEN UYULMASI GEREKEN HUSUSLAR
-PROJE ÖNERİLERİ ÜNİVERSİTELERDE REKTÖRLÜKLER, DİĞER KURUMLARDA İSE BAĞLI/İLGİLİ OLUNAN BAŞKANLIK/BAKANLIK TARAFINDAN GÖNDERİLMEMELİDİR. ŞAHSİ BAŞVURU YAPILMAMALIDIR.
-BİR KURUMA AİT TÜM PROJE ÖNERİLERİ KURUM YÖNETİMİ TARAFINDAN TOPLANARAK TEK YAZI EKİNDE TOPLUCA MÜSTEŞARLIĞIMIZA GÖNDERİLMELİDİR.
-PROJE ÖNERİSİNİN YANINDA PROJEDE SUNULAN TÜM BİLGİLERİ (ÖZGEÇMİŞLER VE PRPFORMA FATURALAR DAHİL) İÇEREN CD GÖNDERİLMELİDİR.
-PROJELER CİLTLENMEDEN, ZIMBALANMADAN DOSYA İÇİNE KONULMALI VE YOPLU OLARAK KLASÖR İÇİNDE GÖNDERİLMELİDİR.
-TEMEL VE UYGULAMALI ARAŞTIRMA NİTELİĞİ TAŞIYAN PROJELER İLE TOPLAM MALİYETİ 1000.000 YTL' DEN AZ OLAN ALT YAPI PROJELERİ MÜSTEŞARLIĞIMIZA GÖNDERİLMEMELİDİR.
ÇAĞRI YAZISINDA BELİRTİLEN TARİHTEN SONRA GELEN VEYA YUKARIDAKİ HUSUSLARI DİKKATE ALMAYAN PROJELER DEĞERLENDİRMEYE ALINMAYACAKTIR.
|
|
 |
Duyuru-Genel Sekreterlik-19 Mart |
|
|
DUYURU
Üniversitemiz Rektörlüğü tarafından gazete ilanı ve yazı ile birimlerimize duyurulan GÖREVDE YÜKSELME SINAVI’nın uygulanmasına ilişkin olarak personelimiz arasında birtakım yanlış anlamaların olduğu Rektörlüğümüze bildirilmiş olup, anılan sınavın uygulanmasına ait yönetmelik gereğince izlenecek işlemler;
-
Görevde Yükselme eğitimi duyurusu yapıldıktan sonra, durumları aranan niteliklere uyan personel, ilan tarihinden itibaren yasal süresi içinde (ilan edilen kadrolardan ancak birine) katılma isteklerini ilgili daire başkanlıklarına yada birim amirine bir dilekçe ile bildirirler. İlgili daire başkanlıkları ile birim amirleri, başvuru dilekçelerini bir hafta içinde personel dairesi başkanlığına bildirir (Madde 13).
- Başvuruların incelenmesi için, Yükseköğretim Kurumlarında Rektörlerin atayacağı ve personel birimi ve/veya eğitim birimi temsilcilerinin de bulunacağı üç asil ve bir yedek olmak üzere Başvuru İnceleme Kurulu’nun oluşturulması ve İlan edilen kadrolara atanmak için gerekli nitelikleri taşıyan personelin saptanması (Madde 14).
- Görevde yükselme eğitimine alınacakalrın sayısı atama yapılacak boş kadro sayısının üç katını geçemez. Duyurulan kadro sayısının üç katından fazla personelin başvurması halinde, Yönetmelik ekinde yer alan EK-1 Değerlendirme formunda belirtildiği şekilde puanlama yapılmak suretiyle, toplam puanı en fazla olandan başlamak üzere kadro sayısının üç katı kadar personel belirlenerek eğitime alınır. Örnek: ilan edilen 32 adet Şef kadrosu için en fazla 96 Aday eğitime alınabilecektir, yanlış anlaşıldığı gibi 1 kadroya 3 aday değil (Madde 15).
- Görevde yükselme eğitimi aşağıdaki konulardan oluşur:
a) T.C. Anayasası
1. Genel Esaslar
2. Temel hak ve ödevler
3. Devletin temel organları
b) Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi, ulusal güvenlik
c) Devlet teşkilatı ile ilgili mevzuat
d) 657 sayılı devlet memurları kanunu ve ilgili mevzuat
e) Türkçe dil bilgisi ve yazışmayla ilgili kurallar
f) Halkla ilişkiler ve davranış kuralları
g) Atama yapılacak görevin alanı ve niteliği ile ilgili konular (Madde 16)
- Görevde yüksekleme sınavı boş kadro durumu ve talepleri göz önüne alınarak her unvan için ayrı ayrı yapılır. Kurum tarafından ÖSYM başkanlığına veya MEB Ölçme değerlendirme merkezine yaptırılır. Sınavda 100 üzerinden 70 ve daha fazla puan alanlar başarılı sayılır. (Madde 17)
- Sınav sonuçları sınav bitiminden itibaren en geç 15 gün içerisinde ilan edilir. Sonuçlar aynı unvan için yapılacak bir sonraki sınava kadar geçerlidir.
MKÜ Genel Sekreterlik |
|
 |
Erasmus Duyuruları (yeni) |
|
|
1) 2007-2008 Erasmus Ögrenci Staj ve 2008-2009 Erasmus Ögrenci Ögrenim
Listeleri belli olmustur. Listelerde ismi olan tüm ögrencilerin 7-8 Haziran
2008 tarihinde yapilacak olan Bilgilendirme Toplantisi (Oryantasyon)
’na
katilmalari zorunludur.
Listelere ve Bilgilendirme Toplantýsý (Oryantasyon) Programina
http://dib.mku.edu.tr/tr/duyuru.htm
adresinden erisilebilir.
Ögrencilere duyurulmasi konusunda yardimlarinizi bekleriz.
2) Yenilenen ve yeni yapilan ikili anlasmalarin listesi güncellenerek hem
Türkçe hem de Ingilizce sayfalarimiza eklenmistir (Yenilenen anlasmalarin
onemli bir kismi Dis Iliskiler Birimi tarafindan yenilenmistir). Son
anlasmalarla birlikte toplam ikili anlasma sayimiz 70'e ulasmistir. Yeni
anlasma yapan tüm bölüm koordinatörlerimize tesekkür ederiz.
Anlasma listesi:
Türkçe: http://dib.mku.edu.tr/tr/program.htm
http://dib.mku.edu.tr/tr/anlasmalar.htm
Ingilizce: http://dib.mku.edu.tr/en/agreement.htm
http://dib.mku.edu.tr/en/programme.htm
Not: Tablolarda eksiklik veya yanlislik olabilir. Bu durumuda lütfen
Birimimizi bilgilendiriniz.
Anlasmasi olmayan bölümlerin de en kisa zamanda anlasma yapmalarini
dileriz.
Birimlere göre güncel-gecerli anlasma sayilari:
Ziraat: 22
Egitim: 13
Muhendislik-Mimarlik: 10
Fen-Edebiyat: 9
Turizm Otelcilik YO: 7
Veteriner: 6
Su Urunleri: 1
Iktisadi Idari Bilimler: 1
Saglik YO: 1
Tip: 0
Guzel Sanatlar: 0
___________________________
Mustafa Kemal Üniversitesi
Dis Iliskiler Birimi
disiliskiler@mku.edu.tr
Tel/Fax:(326)2215815
http://dib.mku.edu.tr/
___________________________
------- End of Forwarded Message -------
_____________________________
Muharrem Keskin, PhD
Mustafa Kemal University
Faculty of Agriculture
Department of Agricultural Machinery
31040 Antakya, Hatay, Turkey
Yrd.Doç.Dr.Muharrem Keskin
Mustafa Kemal Üniversitesi
Ziraat Fakültesi
Tarim Makinalari Bölümü
31040 Antakya, Hatay, Türkiye
90 (326) 2455845 (1057)
http://web.mku.edu.tr/~keskin
|
|
 |
Uğur Özteke'nin Yazısı / Memleket Gazetesi - 19 Mart |
|
|
HATAY'DA KONYA'YI GURURLANDIRAN PROTOKOL
Yıllardır en çok severek okuduğum kitapların başında hâlâ beni heyecanlandıran ve her gün yeni bir kelime öğrendiğim kitap Evliya Çelebi’nin seyahatnamesidir. Belki bu kitapta kendi ruhumu buluyorum. Gezmek görmek sürekli ama sürekli hareket halinde olmak benim en büyük yaşam kaynağı. Hareket edemeden duramamam yüzünden olsa gerek yeni geldiği zaman 24 saat içinde bir iki dolaşır ama 24 saat içinde yine görevimin başında da olurum. Geçtiğimiz hafta içerisinde de bir gün aynen böyle oldu. Yol-İş Sendikası Konya Şube Başkanı Sayın Ahmet Çankaya’nın Hatay’d ki bir işi için gece yarısı yola çıktık ve gözümüzü sabah Hatay’da açtık. Yağmurlu bir sıcak Hatay sabahında nefis bir kahvaltının ardından soluğu Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Şerafettin Canda’nın makamında idik. 40 yıl önce Amik ovasındaki pamuk tarlalarında çalışarak büyüyen ve 40 yıl önce eğitimi için ayrıldığı topraklara bu kez şehrinin Üniversitesi’ne rektör olarak dönen Rektör Canda gerçekten mükemmel bir insan. Tam bir bilim adamı beyefendi kimliği adalete ve insanlığa saygısı ile ön plana çıkan kısaca adam gibi bir adam işte. Sayın rektör ile kahvaltı sonrası sade kahvelerimizi keyifle yudumlayıp yeniden bir araya gelmenin sevincini yaşarken laf döndü dolaştı Konya’ya, Selçuk Üniversitesi’ne ve tabii ki bizim Rektörümüz Sayın Prof. Süleyman Okudan’a geldi. Mustafa Kemal Üniversitesi’nin değerli rektörü Prof. Canda aynı zamanda çok iyi bir sporcu ve antrenör olduğu için Konya’yı, mesela Seydişehir’i sporcuları antrenörleri ile isim isim biliyor. Ve şu anda meslektaşı olan bizim Süleyman hocaya ise toz kondurmuyor. Ağzını açtığı zaman bir Süleyman Hoca çıkıyor ağzını kapatmadan bir Süleyman hoca daha çıkıveriyor. Selçuk Üniversitesi’ni yakından takip ediyor. Konya’nın ve üniversitenin gelişimini bilimden spora takip ediyor. Dedik ya Prof. Dr. Şerafettin Canda Hatay’ ın sınırlarını taa 40 yıl önceden aşmış. Prof. Dr. Canda, ODTÜ, Atatürk, Cumhuriyet Üniversitesi, Ege, Dokuz Eylül Üniversitelerinde başarı ile görevler yapmış. Kısaca en başta da dediğimiz gibi gerçek bir bilim adamı mükemmel bir beyin cesur bir yürek. Rektör Şerafettin Hoca’nın Selçuk Üniversitesi ve Süleyman Okudan ile ilgili söylediği sözler kullandığı cümleler iltifatlar bizim ayaklarımızı yerden kesti. Tadına doyum olmayan bu nezaket ziyaretinden ayrılırken sanki bulutların üzerinde idik. Rektörlük binasından çıkarken 7 yıl şehrimizde görev yapan benim için konuşmasından oturmasından hizmetlerine kadar dört dörtlük bir devlet adamı olarak gördüğüm bugün Hatay valisi olarak görev yapan Sayın Ahmet Kayhan’ın makamına doğru yöneldik. Sayın Valim yine her zaman ki gibi beyefendi kişiliği ile bizleri karşıladı ve derin sohbetimize başladık. Konya’nın sulama projelerinin safhalarından hızlı tren projesine, okullarımızdan Konyaspor’a her şey ile tek tek ilgilenen ve konuları takip eden sayın Ahmet Kayhan şu cümlesi beynimde çakılıp kalmıştı ‘Konya benim valilik hayatımda sadece 7 yıl en uzun süre görev yaptığım bir il değil çalışmalarımız ve Konya halkı ile yaptığımız hizmetlerden en büyük keyif aldığım bir ildi’ diyordu. Bu cümlelerin altında anlayanlara çok önemli anlamlar ve mesajlar veriyordu. Burada ki tadına doyum olmayan ve tadı hala ağzımızda kalan ziyaretinden ardından Sayın valimiz her zaman olduğu gibi bizi vilayet binasının dış kapısına kadar uğurlama nezaketini gösterirken konukseverliğini o duruşu ile de bir kez daha gösteriyordu. Biz yarım günlük Hatay ziyaretinde bizi yöneten insanlarımız ile ilgili olarak aldığımız intibalarla adeta uçuyorduk. Mutluluk ve neşe içerisinde daha öğlen bile olmadan Konya’ ya dönüş için yola çıkıp akşam soluğu şehrimizde alırken yine içimizden çıkan değerlere sahip çıkma da yetersiz kaldığımız görüşünde Sayın Çankaya ile aynı düşünceleri paylaşıyorduk.
Uğur ÖZTEKE
Memlet Gazetesi
|
|
 |
-TÜRKİYE VIII. TARLA BİTKİLERİ KONGRESİ |
|
|
.gif)


|
|
 |
2008 KPSS Başvuruları (26 Mayıs - 27 Haziran ) |
|
|
DUYURU
2008-KAMU PERSONELİ SEÇME SINAVI (KPSS)
ORTAÖĞRETİM - ÖNLİSANS
BAŞVURULAR: 26 MAYIS- 27 HAZİRAN 2008
TARİHLERİ ARASINDADIR.
FORMLAR GELMİŞTİR.
HATAY SINAV MERKEZİ YÖNETİCİLİĞİ |
|
 |
Turkiye 8.Tarla Bitkileri Kongresi HATAY |
|
|
|
|
 |
Yüksel Coşkun'un yazısı / Antakya Gazetesi |
|
|

REKTÖR CANDA İLE MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTESİ ATAKTA
Saygıdeğer Okurlar,
Geçen haftaki “BİLİM YUVALARI” başlıklı köşe yazımda üniversitelerin proje üreten, halkın refah ve mutluluğu için araştırma yapan kurumlar olması gerektiğinden söz etmiştim.
Uzun zamandır gözlemlediğim Mustafa Kemal Üniversitesinde son bir yıldır bu konuda ulu önderimizin adına yakışan bir yol izlendiğini, yukarı doğru ivme kazandığını ve atağa geçtiğini görmekteyim.
Bu durum, bir Hataylı olarak inanıyorum ki, benim olduğu gibi hepinizin göğsünü kabartmaktadır.
Göreve başladığından itibaren M.K.Ü.sine bu ivmeyi kazandıran Prof.Dr. M.Şerafettin Canda’ya teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarken hakkını da teslim etmemiz gerektiğine inanıyorum.
Bir yıl içerisinde yapılanları şöyle bir göz önümüze getirirsek,
Öğrenim gören öğrenci sayısının, 13.400’den 16.130’e çıkarak %20 artması,
İlk açıldığı yıl tıp fakültesine 103 öğrencinin kayıt yaptırması,
Ekonomik, sosyal yönden zayıf bir mahallenin yanı başına kent içi sağlık yerleşkesi kazandırılarak mahalle halkının sosyal ve kültürel yönden gelişmesi ve bilinçlendirilmesinin hedeflenmesi,
Araştırma hastanesinin kapasitesinin genişletilip, bakılan günlük hasta sayısının 1000 hastaya ulaşması,
Değişik illere giden hastalarımızın, ilimizde bakım ve tetiklerinin yapılabilmesi için laboratuar ağının genişletilmesi,
Hatay ilinin diğer ilçelerine fakülte ve yüksek okullar açılarak öğrenim gören öğrencilerin oralara da kaydırılması, konservatuara öğrenci alınarak eğitime başlanması,
Başka illerin üniversitelerinden profesör ve doktor transferleri yapılarak, hastaların ilimizde bakımlarının yapılabilmesi ve kaliteli hizmet anlayışının yaratılması,
Bölge üniversitelerinde okuyan yabancı öğrencilerin ilimize gelmesi için çalışılarak, sağlık ve kültür turizmine katkı sağlanmasının hedeflenmesi,
Evet saygıdeğer okurlar,
Yukarıda sıraladıklarımın, ilimiz ekonomisine ve kültürel yaşamına kazandıracağı artıların azımsanmayacak olduğunu görebilirsiniz.
Buraya gelen öğrencilerin ve onların çevrelerinin ilimizdeki tüm ilçelerdeki esnaflara, ev sahiplerine ve halkımıza kazandıracağı artıları,
Diğer illere bakım ve kontrol için giden hastaların yapacakları masrafların daha azalarak ilimizde kalmasının sağlanması,
Düşünülen yaklaşık10 tane yeni bölüm açıldığında yeraltı ve yerüstü zenginliklerine araştırmacı öğrenci kazandırarak, ülkemiz değerlerinin hak ettiği konuma gelmesinin hedeflenmesi önemli gelişmelerdir.
Bu arada ilimizdeki işadamlarımızın üniversiteye bakışı açısının yeterli olmadığını söylemeden geçemeyeceğim.
Diğer bölge illerimizde gördüğümüz ve imrenerek baktığımız işadamlarının ve halkın el ele verip kentlerine kazandırdıklarını bir Hatay’lı olarak ilimizde de görmek istiyoruz.
İlimiz esnaflarının, halkımızın ve ülkemizin kalkınmasına katkı sağlayacak üniversitemiz için kısır çekişmeler bir tarafa bırakmalı,
Son zamanlarda, yapay gündemler yaratılıp, ülkemiz üstüne oynanan oyunların önünü kesmek için de birlikte olunmalıdır.
Ulu önderimizin öngörüşü ve girişimi ile onun ölümünden sonra Türkiye Cumhuriyetine katılan Hatay ilimizde, adına açılan üniversiteye, dürüst ve çalışkan yöneticilerine sahip çıkılarak,
Mustafa Kemal Atatürk’e olan minnet ve şükran borcumuzun göstergesi olarak,
İlimize bir şeyler kazandırmak için ailesinden ayrı kalmayı göze alıp üniversitemize gelen ve MKÜ’nün atak yapmasını sağlayan, onun çalışkan, yenilikçi, atılımcı ve ATATÜRK’çü Rektörü Prof.Dr. M.Şerafettin Canda’yı da desteklemeliyiz diyorum.
Saygılarımla.
Yüksel COŞKUN / Antakya Gazetesi
İNSANLAR BUĞDAY BAŞAKLARINA BENZERLER
BOŞ BEYİNLİ İSELER BAŞLARI HAVADADIR
BİLGİ DOLDUKÇA MÜTEVAZİ ŞEKİLDE BAŞLARI EĞİLİR
|
|
 |
Zeki ÖZKAYA'nın Yazısı / Antakya Gazetesi |
|
|

Zeki ÖZKAYA–Eski Parlamenter
REKTÖR CANDA AYDINLIK GÜNLERE KOŞUYOR
Toplumu önde tutmağa koşan yetkililer, erdemlerden örnek vermekle, kendilerini belli ederler. Ahlâk doğruları üzerine ders vererek gerçekler peşinde, yollarına devam ederler. İnsanlar, kendi ödevlerini bildirecek ve onu öğretecek bir bilgiye ihtiyaç duyarlar. Bilge kişi, coşkunluk göstermez, bilgelik iddiasında da bulunmaz, yüce Tanrının adaletinden ve onun rehberliğinden endişelenmez, doğruları öğretmek için yalana başvurmaz, kimseye zulmetmez, kimseyi de kıskanmaz.
Bir bilge kişinin izlediği yol: Tanrıların çizdiği ve peygamberlerin gösterdiği yönde ilerleyerek insanlara eskimiş acılarının yerine, yeniliklerin tatlı meyvelerini tattırmak, artan ihtiyaçların çözümüne ışık tutmak ve topluma güç, enerji katmak yoludur. *** Bir insan, bir başka insanın efendisi, nasıl olabilir? Büyü ve şarlatanlıkla olamaz. İnsan, ancak eğitim ve bilgi gücüyle, başkasına egemen olur. Düşünce ve onun ürünü olan yasalar, insanı tehlikelerden korur. Despotluğu önler. Eşitliği sağlar. Düzen ve huzur yaratır. İnsanlar da, bunlarla mutlu olur. Bilim de, yasalara kaynak olur. Yasalar da, bilime yol açar. Anarşiyi bağlar. *** Geç de olsa, güzel ilimizde bir üniversitenin kurulması olayı, elbette hepimizi mutlu etmiştir. Etkinlikleriyle tarihe damga vurmuş, üretim gücüyle, uzak ve yakın çevreyi doyurmuş ve kültürlü, uygar insanlarıyla sesini duyurmuş bir Antakya’nın İl olarak güzelliği, başka türlü nasıl tanıtılacaktı? *** Evet… Antakya kentinin binbir özelliği yanında, iki hastane, ona çok görülmüştü. Hangi sivri akıl ise, yenisi açılınca, eski Devlet Hastanesi kapatılmış, farelere mekân olarak bırakılmıştı. O zaman, bu uygulamanın yanlış olduğunu, yenisi açılırken, eskisinin de, daha da güçlendirilerek, donatılarak devamına halkımızın ihtiyacı olduğunu, çeşitli vesilelerle dile getirmiştik. Görüştüğümüz kimi yetkili ağızlar, eski Devlet Hastanesinin otele dönüştürüleceğini söylüyorlardı. Bunları şaşkınlıkla dinliyorduk. Bunca, ters çalışan bir mantık olur mu? Kimi bilim adamı, gerçekleri bunca ters göremezdi. Antakya’da, bir düşünce savaşı başladı ve sonunda akl-i selim hakim oldu. Eski Devlet Hastanesi, Üniversitemize bağlı bir Araştırma hastanesine dönüştürüldü. *** Bir ara, Ankara’da Hastanenin ödenekleri takıldı. O sorun da, halkın isteğiyle, o dönemde valimiz Zeki Şanal’ın gayretiyle ve kimi Milletvekillerimizin teşebbüsüyle aşıladı. Ödenekler bırakıldı ve Hastanenin onarımı tamamlandı. *** Bir yılı aşan bir süredir, rektörlük görevini üstlenmiş bulunan Prof. Dr. Şerefettin Canda, hızlı bir ilerleyişle, topluma yansıyan önemli etkinlikler içinde yol alıyor. Vaktiyle, otele dönüştürülmek istenen, bugünkü Araştırma Hastanesi, ciddi bir gayretle, yani eklerle binası büyütüldü. Çalışma alanları genişletildi. Yetenekli bir hekim kadrosuyla güçlendirildi ve yepyeni bir imajla halkın hizmetine sunuldu. Rektörümüz Canda, bununla yetinmiyor. Devreye soktuğu yeni ek servislerle, teknolojinin ortaya koyduğu en modern tıp cihazlarını da satın alarak daha üstün bir donanımla, Orta Doğu Ülkelerine de açılmak hazırlığına girişmiş bulunuyor. *** Bu yıl, Üniversitemize bağlı Tıp Fakültesinde de, ilk kez öğrenci almak başarısıyla, tarihe yeni bir milât kayd ediyor. Sayın Rektörümüz Canda, sık sık hastane klinik ve koridorlarında görülüyor. Hasta ve tedavi uygulamalarını yakından izliyor. Hastalarla ilişki kuruyor. Güçlü hekim kadrosunu da, daha da diri tutmağa çalışıyor. Bilge kişi, halkı seven insandır. Bilge kişi, genellikle ikiz karakterlidir: 1)Bilimin derinliklerine dalar. 2)Bilgisiyle, kendi halkına ulaşmak ister. Bilgisi ve kararlılığıyla, uzak yarını, yakına çekmeğe uğraşan, bilim adamı bir Rektörün, bu yolda attığı ve atacağı her adımda, övünmeğe hakkı vardır. *** Gelişmeler bu noktaya geldikten sonra, bizim Hatay halkına, önemli sorumluluklar düşüyor: Üniversitemize mali ve maddi destek vermektir. Üniversitemiz, övünç verici bir gayretle, ek binalarla ve yeni cihazlarla donatılıyor. Hayır sahibi adamlarımızın, gençlere ışık tutan ve onları yarına hazırlayan bu bilim yuvasına karşı, ilgisiz kalmayacaklarına inanıyoruz. Bu anlamda, ciddi katkılarda bulunacak hayır sahiplerinin güzel adları, o yüksek binaların cephelerinde yaşatılacak, bilimin o büyük armasında da, kalıcı bir anma yerleri olacaktır. O yuvada yetişen gençler de, geçmişte emeği geçenlere selâm duracaktır. *** Unutmayınız ki: İyi kralların yönetiminde, halk da iyi olur. Kötü kralların elinde de, halk daha kötü olur. Yüksek mevkiler ise, halka hizmet edenlerin hakkıdır. Fransız düşünür (1694- 1778) Voltaire: “Kendine nasıl davranırsan, başkasına da öyle davran. İnsanları sev. Onlara bağlılık göster. Gördüğün kötülükleri unut. Ama, iyilikleri, aklından hiç çıkarma” diyor. Doğrusu, her şeyden önce de, insana ruh gerek… O ruh ki, yüz akıyla bir hizmet ışığı olarak halkın kucağına düştüğü zaman, sahibini mutlu eder. Bu anlayışla, gecesini gündüzüne katarak halkımızın aydınlığına koşan Rektörümüz Prof. Dr. Şerefettin Canda’ya binlerce teşekkür ediyoruz.
|
|
 |
Kamuoyu Duyurusu 27 Şubat 2008 |
|
|
Antakya,27 Şubat 2008
KAMUOYU DUYURUSU
Kamuoyunun yakından takip ettiği gibi, Anayasamızın 10. ve 42. maddeleri değiştirilmiş ve bu değişiklikler, sayın Cumhurbaşkanımızın onayından sonra, 23.02.2008 tarih ve 26796 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Ayrıca, YÖK Başkanlığı’nın 24.02.2008 tarih ve 225 sayılı genelgesiyle, Anayasal değişikliklere uyulması gerektiği üniversitelere bildirilmiştir.
Bu konuda, Üniversitemiz yerleşkelerinde yapılan uygulamalarda, öteden beri mevzuat hükümleri ve yargı kararlarına titizlikle uyulmuş olup, Anayasamızda temel hak ve özgürlükler kapsamında yapılan söz konusu değişikliklere uymak da yönetim anlayışımız açısından vazgeçilmez bir ilkedir.
Ancak, Anayasa değişiklikleri kapsamında 42. maddeye eklenen 7. fıkrada “Kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple kimse yükseköğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemez. Bu hakkın kullanımının sınırları kanunla belirlenir.” denilerek, bu maddenin uygulanmasına yönelik yeni kanuni düzenleme yapılması gerekliliği konusundaki tartışmalar, uygulamada tereddütlere yol açmıştır. Öte yandan, Ana muhalefet partisi, söz konusu Anayasa değişikliklerine ilişkin olarak Anayasa Mahkemesi’nde iptal davası açmak suretiyle, sürecin yargı denetimine tabi tutulacağı yeni bir hukuki durum doğmuştur.
Bu durumda, yargı süreci tamamlanmadan uygulamada yapılacak değişiklikler, Anayasa Mahkemesi tarafından alınabilecek olası bir iptal kararı ile kaosa yol açması, birlik ve bütünlüğe en çok ihtiyaç duyduğumuz bu günlerde oluşacak karmaşa ortamından yararlanarak bölücü terör örgütü yandaşları ve marjinal gruplar tarafından provokatif eylemlere dönüştürülmesi, üniversite öğretim üyeleri, idari personeli ve öğrencilerimizin gündelik siyasi çekişmeler içinde bilimsellik, pozitif düşünce ve davranıştan uzaklaştırılması ve uygulamaya konu öğrencilerin psikolojilerini olumsuz etkileyen yeni travmalar oluşturması gibi olasılıkları beraberinde getirebilecektir.
Bu olasılıklar göz önünde bulundurularak yönetimde istikrar ve hukukun üstünlüğü ilkesi gereğince, mevcut uygulamalar sürdürülecek ve hukuki sürecin tamamlanmasıyla oluşacak yeni duruma titizlikle uyulacaktır.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.
Prof. Dr. M. Şerefettin CANDA
Rektör
|
|
 |
Zeki Özkaya'nın bu haftaki yazısı / Antakya Gazetesi-28 Şubat 2008 |
|
|
Zeki ÖZKAYA – Eski Parlamenter
MUSTAFA KEMAL ÜNİVERSİTEMİZ BİLİMSEL BİR CESARETLE AÇILIYOR
Bilim cesarettir. Cesareti o öğretir. Üniversite, daha iyisine bir değişim kaynağıdır. Bilim, vicdan özgürlüğüdür. Tarihte, birçok fikirler değişikliğe, hatta zorlamalara uğramıştır. Bilim ise, araştırmalar ışığında, kanıtlara dayanarak doğrularda direnmiştir.
Demokrasi, bilimsel otoritenin gelişmesiyle büyür. Halk da, bu gelişmenin etkinliklerinden yararlanarak mutlu olur. Demokrasi de, öylece nam kazanır. *** Unutmayınız ki: Dünyamız ilimle övünüyor ve onun getirdiği yeniliklerle modernleşiyor. Bilim, dikili ağacı olmayanlara da fayda sağlıyor. İnsanlığı, sosyal yaraların sebep olduğu vurdumduymazlıktan ve cehâletten kurtarıyor. Günümüzde bilim: Sevgi, eşitlik ve üretim çağına adım atıyor. Topluma belirli bir düzey hazırlamakla, kişilerin de dokunmazlığını sağlıyor. Sınıfları daraltıyor ve ulusa hak ettiği saygınlık yolunu açıyor. *** Önemli olan, ne kadar yaşadığımız değil, nasıl yaşadığımızdır. İnsan, şerefli bir varlıktır. Ama, öyle bir insanın, sorumluluklarıyla ödevlerini öğrenmeğe… zamanı en verimli şekilde nasıl kullanacağını bilmeğe… Yarının ışık ve karanlıklarından haber verecek bir kulağa ve bir göze ihtiyacı olduğunu bilmesi gerekir. İnsana, insan olduğunu hatırlatan… Verici ve verimli olmakla, yarını daha yakına çeken… Kaynakları cazibe haline getiren… Gerektiğinde de, sınırların ötesindeki üniversitelere açılan, inanmış ve cesur yeteneklere ihtiyaç vardır. İşte bu aşamada, biraz durup Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Şerefettin Canda’yı selâmlamak ve “Yiğidin Hakkını Yiğide vermek” anlamında, asil bir davranışta bulunmak gerekiyor. *** Bugünkü dünya, teknolojinin nimetlerinden yararlanarak huzurlu yaşamak istiyor. Silâh yapımcıları dışında, kimse kavgalara bulaşmak istemiyor. Evet… Savaşları önleyecek tek çare: Üstün yaşamak düzeyine ulaşmaktır. Geriye, tek bir şey kalıyor ki: Silâhlı ve silâhsız hırsızlara karşı, savaşın devam ettirilmesidir. Ulusları güçlü kılan kuvvet: Üretimdir… Eğitim ve sosyal kültürdür… Ve Bilimin hakim kılınmasıdır. *** Şimdi, bu pencereden olaylara bakınca, karşımıza Mustafa Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerefettin Canda çıkıyor. Evet… Rektör Canda, zamanı iki avucuna sığdırarak seçtiği hedeflere doğru hızlı koşuyor… Tek kişilik bir tabur stratejisiyle, zorlukları aşmağa çalışıyor… Ve kendinden emin olarak yarının kuşaklarına, daha aydın bir zemin hazırlıyor… Şu anda, tüm ilçeleriyle İlimizde, erdemli bir hareket vardır. İlimizin en uzak köşelerinden, bilime susamış bir uyanış sesi gelmektedir. Bilime açılmak mutluluğu yaşanmaktadır. Rektör Canda, bir fikir kurucusudur. Bilimde, yenilikler öncüsüdür. Ortadoğu ülkelerine açılacak bilimsel bir egemenlik tasarımcısıdır. Doğa, değişmez ilkeler üzerine kurulmuştur. Ağaç, her yerde ağaçtır. Ama, yerine göre ağaçlar, değişik renk ve biçimde meyve verir. Bilim, onların verimi ve kalitesiyle uğraşır. Yurtseverlik denilen kavramın ise, sözle ve nutukla dile getirilen sevgi olmaktan çok, akla ve bilgiye dayanan, yararlı bir eylem olduğuna inanıyoruz. Bu bağlamda Rektörümüz Prof. Dr. Şerefettin Canda’ya hak ettiği desteği sunmakla yükümlüyüz. Rektörümüz Canda, duygu ve görüş farklılıklarını bir yana bırakarak insanın yaratılışına yakışan evrensel değerlerin ateşini körüklüyor… Üniversitemizi içe ve dışa açıyor… Ve bilimsel bir saldırı ruhuyla, seçtiği yeni hedeflere yol alıyor… Sevgili Antakya’mız da, bağrında yetiştirdiği seçkin evlâtlarıyla övünsün… Öylece, verimli ve kaliteli insanlarına sarılsın… Kendimizi sorguya çekip öğrenmek, ne güzel bir gelişmedir.
|
|
|